İnönü Kılıçdaroğlu’na bıyık altından gülecek 

Veysi SARISÖZEN yazdı —

4 Mayıs 2021 Salı - 23:00

  • NATO’nun ikinci büyük ordusunun başında, tanklarıyla, obüs toplarıyla, uçaklarıyla, SİHA’larıyla, “akıllı füzeleriyle” PKK’ye karşı savaşan bu zavallı, gerillanın kalaşnikoflarından şikayet ediyor. Aslında 21. yüzyılın yepyeni gerillası karşısında şaşkın. 

İddiaya bakılırsa Türk devleti PKK’ye karşı tarihin en büyük askeri saldırısını başlatmış…

Bu saldırının amacı ne?

Havuz medyasının “iyi haber alan” yazarı Batuhan Yaşar ifşa ediyor: “Türkiye sınırını biraz ileriye yani Irak’ın kuzeyine taşımaya karar verdi… Amansız coğrafya nedeniyle güvenlik hattı Kuzey Irak’a çekiliyor… Altyapı zaten bir süredir oluşturuluyordu…

Avaşîn, Basyan ve Metîna’ya yerleşiliyor.. Kalıcı üs bölgeleri inşa ediliyor, güvenlik ağı kuruluyor..” 

PKK Türk istihbarının içine bir casus soksaydı, bu kadar net bir delil ele geçiremezdi. “Sınırı biraz ileriye, yani Irak’ın kuzeyine taşamaya” karar vermişler.

“Biraz ileriye taşımak” nedir?

İlhaktır. Irak devletinin topraklarının bir kısmını kendi topraklarına katmaktır. 

“Kalıcı üs bölgeleri inşa etmek” nedir?

“Sınırı biraz kuzeye çekmenin” bir başka ifadesidir. Irak devletinin topraklarında “kalıcı” olmak, Irak devletinin bir kısım toprağına el koymak, ilhak etmektir.

“Sınırın biraz çekileceği Irak’ın Kuzeyi” nedir?

Ne olacak? 

Federe Kürdistan’dır, Başûr’dur. 

Demek ki Türk devleti Irak topraklarında var olan Başûr Kürdistan’ın topraklarını zor kullanarak işgal ve ilhak etme kararını, Havuz Medyası yazarı Batuhan Yaşar’ın ağzından ilan etmiştir.

Devlet etmiştir de, Irak devleti ve Başûr Federal yönetimi ne demiştir? Hiçbir şey.

Sanırsınız, “Britanya ve Yunanistan’ın Osmanlı ile meselesi yok, Kemalistlerle meselesi var” diyen Vahdettin’in biri Irak devletinin başında, diğer Vahdettin Federal bölgenin başında.

Geçelim. 

“Müstevlinin işgal ve ilhakına karşı” kim savaşıyor. PKK. 

Savaşın seyri ne?

Onu da, babasının çiftliğine ayak basar gibi, Irak topraklarındaki Türk askeri üssünde poz veren paşaların paşası ve Türk savaş bakanı Akar’dan dinleyelim: “Tek kişi de kalsak sonuna kadar bayrağımızı, sancağımızı yüksekte tutmak için mücadelemizi sürdüreceğiz… Dağlar, yamaçlar, inmesi, binmesi çok zor. Helikopterler yere teker koyamıyorlar.  

Hava Kuvvetleri gidip vurduğu zaman kendilerini bir şekilde emniyete alıyorlar. Zagros dediğimiz dürbünlü keskin nişancı silahları, Bixi, Kanas keskin nişancı tüfeği, RPG roketatar, M-16, Kalaşnikoflar var. Kalaşnikofların 3'ünde susturucu var. Bomba atarlar var. Çeşitli ve ileri teknoloji muhabere sistemleri var.” 

Ne demek istiyor?

“Yedi düvelin desteklediği üstün düşman güçlerine karşı çok zor şartlar altında savaşıyoruz” diye ağlıyor. Utanmıyor. NATO’nun ikinci büyük ordusunun başında, tanklarıyla, obüs toplarıyla, uçaklarıyla, helikopterleriyle, SİHA’larıyla, “akıllı füzeleriyle”, bir tonluk kazan bombalarıyla PKK’ye karşı savaşan bu zavallı, gerillanın kalaşnikoflarından şikayet ediyor. Aslında 21. yüzyılın yepyeni gerillası karşısında şaşkın. 

Yalnız şikayet değil. Ordunun gerilla karşısında yenilmekte olduğunu itiraf ediyor. 

Yarım milyonluk modern bir ordunun başındaki paşaların paşası “tek kişi kalsak sonuna kadar bayrağımızı, sancağımızı yüksekte tutmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” der mi? Gerilla karşısında “tek kişi kalma” ihtimalinden söz eder mi? Sanırsın Rusya’ya, Çin’e, ABD’ye karşı ölüm kalım savaşı veriyor. “Tek kişi kalana kadar” diyen bir ordu, yenilgi psikolojisiyle kıvranıyor demektir. “Tek kişi kalana kadar” demek, “ağır zayiat veriyoruz” demektir. 

“Dağlar, yamaçlar, inmesi, binmesi çok zor. Helikopterler yere teker koyamıyorlar.” Ağzından çıkanı kulağı duymuyor. Neden “teker koyamıyorsunuz?” Asfaltta yürümeye alışmış “merasim paşası” “dağlar” diye inliyor. “Yamaçlar” diye hıçkırıyor. “İnmesi binmesi çok zor” diye ağlıyor. “Teker koyamıyormuş”. Koyamazsın çünkü gerilla tekerine çomak sokuyor. Helikopterler vuruluyor, yalpalaya yalpalaya kaçıyor. 

Yalnız helikopterler değil. “Hava Kuvvetleri gidip vurduğu zaman kendilerini bir şekilde emniyete alıyorlar” cümlesi ne demektir? “Hava üstünlüğümüz beş para etmiyor” demektir. Gerilla artık uçaklara yem olmuyor demektir. “Şu kadar öldürdük” şeklindeki “savaş skorlarının” palavradan başka bir şey olmadığı demektir.  
Ve 24 Nisan’dan beri havuz medyasının baş sayfalarına, manşetlerine, köşe yazılarına bakıyorum. Bugün 5 Mayıs. Şu ana kadar havuz medyasının baş sayfalarında “düşmanın inlerine girdik, bitirdik” diye tek bir manşet atamadılar. Haber bile veremediler. Savaşla ilgili tek bir köşe yazısına rastladım. Onu da yukarıda aktardım. Bu köşe yazısı ise “zafer” müjdelemedi, Türk devletinin Başûr’u işgal ve ilhak etme kararını afişe etti. 

Durum bu. 

Karayılan bu savaş stratejiktir, eğer Türk devleti Garê’de olduğu gibi burada da yenilirse Erdoğan-Bahçeli faşizmi yıkılır dedi. Yıkılır. 

Yıkılır ama, eğer CHP ve İyi Parti rejimi TBMM’de kalarak desteklemezse, onlar TBMM’de rejimi meşrulaştırdıkları için AB ve ABD, “madem öyle biz de Erdoğan’la çalışırız” demezlerse.  

Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz gün “Erdoğan bizi sokağa çıkmaya zorluyor, sokağa çıkma fikrini aklınızdan çıkarın” deyiverdi. 

Ey Kılıçdaroğlu, sen faşizmi yıkmak için “duble yola” çıkmıyorsun, Kürt dağlara çıkıyor. Cemil Bayık yarın sana “böyle gidersen Birêz Kemal, seni ben bile kurtaramam” derse İsmet Paşa mezarında sana bıyık altından gülecektir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.