Kartallar vurulurken!

Ahmet TURHALLI yazdı —

5 Ekim 2020 Pazartesi - 23:00

  • Siz sustukça yılan ve karga bileşiminden türemiş Saray iktidarı, sizi zehirlemeye ve ülkeleri, şehirleri kargalar için çöplüğe dönüştürmeye devam edecektir. Sarayın yılan ve kargalarına karşı şimdi birleşme ve kartalları çoğaltma zamanı.

Kartallar kargaların çöplüklerden rahat yemlenmeleri için vurulurlarmış.

Son olarak vurulan kartallardan biri ise Türk ve dürüst Müslüman olan Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen oldu. Bu kartal ve arkadaşları ise Kürt kartallarla beraber uçtuklarından dolayı, zulme karşı mazlumların yanında saf tuttukları için vurulmuşlardır. Kürt kartallar uzun bir zamandır dağların zirvelerinde uçmakta ve kargaların rahatlarını kaçırdıklarından dolayı sürekli vurulmaktadırlar. Çöplüklerdeki kargaların korkulu rüyaları olan bu kahramanlar ya vahşice öldürüldüler ya da zindanlara atılarak kargalara yem edildiler. Bu çöplüklerde yaşayan kargalar, yedikleri çöplerden dolayı ürediler çoğaldılar.

Dağ kartallarının T.C devletine vurduğu her darbeden sonra, yılan olan devlet geri çekildikçe, yaralandıkça etrafına kargalardan yığınları doldurmaya başladılar. Yılanın zehri ve çöplüklerdeki mezbelelerle beslenen bu kargalar, iki binli yıllarda iktidara geldiler. Dağ kartalları yılanı vurdukça bu kargalara mezbele alanları açıldı ve yara bere içerisinde kalmış yılanla birlikte iktidara oturdular. Mezbele ile beslenen yılan ve kargalar, zaman zaman birbirleri ile çatışsalar da, mesele kartalları vurmaya gelince, hep ittifak edegeldiler. AKP’nin ortaya çıkışı ve büyümesi yılanın kartallardan aldığı darbelerden kaynaklanmıştır. Yılan Kürt yiğitlerin verdiği kırk yıllık mücadeleden dolayı AKP kargasına sarılmış, AKP kargası da çöplükten beslenmek için yılanla aynı yuvada evlilik yapmıştır.

Yaralı yılan olan kızıl Kemalizmin ve din tüccarı olan AKP kargasının ortak çocukları da, Cumhur ittifakı olarak doğmuştur. İki binli yıllara kadar, Kürt ulusal mücadelesi karşısın da, insan kaynaklarını ve ekonomik değerlerini tüketen kızıl kemalistler, daha önce göz açtırmadığı adından bile nefret ettiği Müslümanları manipüle ederek, kendi fidelerinde yetiştirdikleri sahte ve yalancı dincileri devlete ortak etmek zorunda kalmışlardır. Bu devri gerçekleştirmeden önce yılan olarak tarif ettiğimiz kızıl kemalist devlet, yıllarca dindarlar üzerinde çalışmalar yaparak kendine göre ucube, katil, vahşi, hırsız, ehli fuhuşları ve şahsiyetsiz olan tiplerden bir yönetim oluşturmayı başararak, hem dürüst Müslümanları hem de İslam-ı kendi sistemlerine engel olmaktan çıkarmıştır.

Dincilik ve ırkçılık genlerinden müteşekkil bu yapı, karga gibi beslendiği halde yılan gibi acımasız ve zehirleyicidir. Bugünkü Cumhur ittifakı dedikleri iktidarın her milletten ve her dinden kardeş kargaları da oldukça fazladır. İslam adına Müslüman toplumların kargalaşan, ya da kargalaştırılan Müslüman Kardeşler, DAİŞ, El Kaide ve SMO gibi yapılar Libya’dan Karabağ’a kadar çöplüklerden beslenmekteler. Bu leş kargalarının kuluçkaları ise Suriye’yi yakıp yıktıktan sonra, fakirleştirilen ve ekmeğe muhtaç hale getirilenlerin ekseriyeti, Suriyeli mültecilerin aileleri olmaktalar. Toplumlar, aileler ve bireyler maddi olarak fakirleştirildikten, yani kargalaştırıldıktan sonra, kartalları vurdurup çöplüklerden yaşamaya gönderililer. Bu kargalardan kendine, Kürt’üm, Ermeniyim, Asuriyim, Gürcüyüm, Lazım, Arap’ım, sosyalistim, demokratım, nurcuyum, menzilciyim ve Müslüman’ım diyenler yığınla, kargalaştırılmış kesimler, kartalların vurulmasını beklemekteler. Kürtlerin bütün yerel yönetimlerine el konuldu, Kürtlerin halka hizmet olarak gördükleri bu çalışma alanlarını, yılan ve kargadan olma iktidar ise yemlenme çöplükleri olarak görmektedir.  

Bu kargalardan Kürt olanlar; Metiner, Miroğlu ve Hakan Fidan ise helikopterden atılan kendi köylülerinin kanları ile beslenmekteler. Cumhur ittifakının yanında yer alan, Kürt imamlar, şeyhler, devletin kanat önderleri diye yutturdukları şahsiyetlerin hepsi birer karga olarak çöplüklerin fazlalaşması için dua etmekteler. Çünkü AKP yapısı gibi bunlarda fırsatı ganimet olarak görmekte ve midelerine indirdikleri her lokma ile, yeni bir lokma elde etmek için çabalamaktadırlar.

Toplumun en alt tabakası olan bu kargalar, kendilerini Müslüman gösterebilmek için, Belediye binalarının kapılarında silahlı korumalarla Erdoğan’ın sarayını ve Anıtkabir’i kıble edinerek namaza durdular. Kıblesi zulüm ve madde olanın, işlerinin irade gaspı, fuhuş, ırkçılık, faiz, tefecilik, yalancılık, iftiracılık, katillik olması pek tabiidir.

Şimdi oluşturmuş oldukları çöplüklerden Suriye, Libya, Rojava, Güney Kürdistan ve Kuzey Kürdistan’daki yerel yönetimlerden elde ettikleri rant bitti, suyunu çekti. Büyük şehirlerden elde edilen rantlara da, Millet ittifakı dedikleri kargalar ortak olmuşlar. Çöpleri tükenmiş bu belediyelerden sonra bunların hali ne olacak? Ben söyleyeyim: Birbirlerini yemeye başlayacaklar. Çürümüşlüğün bu kadarı insanlık değerlerinin dibini göstermiştir. İnsanlık belki de hiçbir dönemde bu kadar çürümemiş ve hiçbir coğrafya bu kadar ahlaksızlığa tahammül göstermemiştir. Hiçbir dininin ibadetleri bu kadar istismar edilmemiştir. İslam-ı bu kadar istismar edenlere en fazla kendilerine Müslümanım diyenlerin karşı çıkması gerekmez miydi? Bu istismarı ve haksızlığı kabul edenlerin kahır ekseriyeti, bu durumlar karşısında sessiz kalanlardır.

Ne diyor Kur’an: "Zulme meyl etmeyiniz ateş sizi yakar." (Hud/113) İslam peygamberi Hz Muhammed sav, "Zulme karşı susan dilsiz iblistir" der.

Siz sustukça yılan ve karga bileşiminden türemiş bu iktidar, sizi zehirlemeye ve ülkeleri, şehirleri kargalar için çöplüğe dönüştürmeye devam edecektir. Şimdi birleşme ve kartalları çoğaltma zamanı. Şimdi yılanın zehrinden korunma ve panzehir olarak hakikat ilacını kuşanma zamanı, zehirli yılan ve kargaları def etme zamanı.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.