Kein Mensch ist İllegal

Cafer TAR yazdı —

16 Mayıs 2022 Pazartesi - 09:00

  • Devlet Kürdistan'da Kürt kalmasın veya Kürtler Kürdistan'da sayısal olarak azınlık durumuna düşsün istiyor. Bunun için mübadelenin ilk yıllarından itibaren Balkanlardan gelen göçmenler özellikle Kürt illerinde iskan ettirilmek istendi.

Hiç bir insan illegal değil, değildir!

Bu sloganı ilk gördüğümde beni çok etkilemişti; ben de yollara düşmüş, iltica kamplarında kalmış, binlerce göçmenin içler acısı göç maceralarını dinlemiş, okumuş bir insan olarak göç ve göçmenlik konusunda oldukça duyarlıydım..

Dünyanın bir çok yerinde insanlar; savaş, şiddet, yoksulluk gibi sebeplerden yollara düşüyor, bin bir zorluktan sonra hiç tanımadıkları, dilini bilmedikleri bir ülkede hayata tutunmaya çalışıyorlar.

Bu sadece günümüzde bizim kuşağın yaşadığı bir şey değil; yüz yıllardır insanlar yukarda saydığımız sebeplerden dolayı ülkelerinden ayrılmak zorunda kalıyorlar veya daha iyi bir hayat umuduyla kendileri ülkelerini gönüllü olarak terk ediyorlar.

Türkiye nüfusunun yarıdan fazlası göçmendir; cumhuriyetin kuruluş yıllarında milyonlarca insan eski Osmanlı coğrafyasından Anadolu'ya geldi. Yine milyonlarca gayri müslim insan da Anadolu'yu terk etmek zorunda kaldı.

Amerika kıtasının önemli bir kısmını göçmenler oluşturur. Daha iyi bir yaşam umuduyla dünyanın bir çok yerinden insanlar Amerika'ya göç etmiştir. Muazzam acılarla dolu bir dönem yaşandı Amerika'da; yerli halk katledildi; milyonlarca insan Afrika'dan Amerika'ya köle olarak getirildi.

Kocaman bir kıta demografik olarak sil baştan kan ve göz yaşıyla yeniden inşaa edildi; bunun artçılarını Amerikan toplumu hala yaşamaya devam ediyor. John Steinbeck “Gazap Üzümleri” adlı romanında bir yerden başka bir yere göç etmenin ne kadar zor bir süreç olduğunu anlatır.

Bunun en zor, en insanlık dışı hallerini son kırk yıl boyunca süren kirli savaş boyunca Kürtler yaşadılar. Bir gece baskınıyla her şeylerini kaybeden insanlar şehirlerin varoşlarında, naylon çadırlarda yaşamak zorunda kaldılar.

Devlet burada da onları rahat bırakmadı; politik takip, keyfi göz altılar, iş yerlerine müdahale buralarda da devam etti. Binlerce yıl ülkeleri Kürdistan'da barış içerisinde yaşayan Kürtler dünyanın her yerine dağılmış diyaspora bir halka dönüştürülmeye çalışıldı.

Devlet Kürdistan'da Kürt kalmasın veya Kürtler Kürdistan'da sayısal olarak azınlık durumuna düşsün istiyor. Bunun için mübadelenin ilk yıllarından itibaren Balkanlardan gelen göçmenler özellikle Kürt illerinde iskan ettirilmek istendi.

Daha sonra da bu siyaset devam ettirildi, hatırlarsınız; Kenan Evren döneminde Afganistan'dan sözüm ona soydaşlar Türkiye'ye getirilmiş, bunların hepsi de Kürt illerinde iskan ettirilmişti.

Bütün bunlar toplumların kendi iç dinamikleriyle gerçekleşen göç olayları değildi; birileri tarafından yapılan toplum mühendisliğinin ürünü olan şeylerdir. Bunların tamamı yoksul insanları başka yoksul insanlarla karşı karşıya getirme; onları birbirine düşman etme girişimidir.

Erdoğan/Bahçeli Faşizmi göçmenlerle çok tehlikeli bir oyun oynuyor!

Göçmenleri uluslararası ilişkilerde Batılı ülkelere karşı bir koz; içerde ise başta Kürtler olmak üzere diğer muhalif gruplara karşı bir tehdit unsuru olarak elinde tutuyor.

Bizim itirazımız asla zülüm görmüş, evinden barkından olmuş yoksul insanlara olmaz; bizim geleneğimizde de böyledir. Zalimin zulmünden kaçan ve bize sığınan her insanın olanaklarımız ölçüsünde başımızın üstünde yeri var.

Fakat Erdoğan/Bahçeli faşizmi her defasında Kürt bölgelerinde konut yapıp oraya göçemenleri yerleştirmek istiyor; bu Kürtler için bir güvenlik sorununa dönüşür. Devlet ısrarla Kürtleri her yerde marjinalize etmek istiyor.

Biz de onlara inat her yerde daha görünür, daha başarılı, daha çalışkan olmalıyız.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.