Kritik dönemeç

Ziya ULUSOY yazdı —

5 Şubat 2021 Cuma - 22:30

  • Erdoğan’ın faşist cephesi ve onunla uzlaşan, utanç verici işbirliği yapan “Millet İttifakı” cephesi karşısında üçüncü yol olarak, işçi sınıfı ve ezilenlerin bağımsız mücadelesinin etrafında toplanacağı siyasi odağı inşa etmek bu kritik dönemeçte hayati rol oynayacak. 

Erdoğan ve Bahçeli faşist ikilisi, Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) gençliğini, “Cudi’yi teröristlere nasıl mezar ettiysek” öğrencilere de “aynı şekilde devam edeceğiz”; “haşarat”, “feci sonunuza yakın durun”, “başları ezilmeli” sözleriyle askeri ezmeyle tehdit etti.

Vahşi polis gücüyle saldırıyor.

Zindan silahını kullanıyor.

Göbbelsvari yalanlarla karalama kampanyası yoğunlaştırıyor.

Birleşik Mücadele Güçleri’ne da aynı vahşilik ve yöntemlerle saldırıyor.

Perinçek’çiler, zehirli yalanlarla bu ikilinin kudurmuşluğuna yalakalık yapıyorlar.

Diktatör ve tetikçilerinin saldırganlığındaki telaş ve kırımcı tehdit dili boşuna değil. Çünkü geniş kitlelerin faşizme karşı ayağa kalkması olasılığı var. Her kitlesel mücadele bu başkaldırıyı inşa etmeye eklenmiş bir tuğla, daha geniş kitlelerin mücadeleye katılmasına eylemli bir çağrıdır. Kadınların eylemi işçileri, işçilerin mücadelesi öğrencileri, öğrenci eylemi diğer ezilenleri mücadeleyi yükseltmeye çağrıdır.

Erdoğan faşizmine karşı direniş, faşizmin zafer kazanmasını ve kendisini kalıcı kılmasını önledi. Fakat faşizmi yenmek için, onu tarihin çöplüğüne atmak ve hesap sormak için, geniş kitlelerin mücadeleyi omuzlaması, direnişle kolkola ayağa kalkabilmesi gerekir. Oysa bu mücadele zayıftı. Batı’da geniş antifaşist kitle, burjuva muhalefetin “seçim kazanması” yoluyla faşizmin gidebileceği boş beklentisi ve kolaycılığı eğilimindeydi.

Erdoğan faşizminin kanlı, zalim, yasakçı, işgalci pratiği, seçim hileleri ve seçimle iktidarı vermeyeceğini bakanlarının ağzından açıkça da dile getirmesi, kolaycı ve mücadelesizlik yaratan bu eğilimi geriletiyor. Kadınların, işçi sınıfının, öğrencilerin, değişik bölükleriyle, kendi kollarının gücüyle ayağa kalkma ruh halini güçlendiriyor.

Burjuva muhalefetin Erdoğan faşizmiyle uzlaşması ve işbirliği, antifaşist kitlenin kendi eylemiyle faşizme karşı mücadeleyi yükseltmesi gerektiği kanaatini yaygınlaştırıyor.

Öğrencilerin eylemi bu nedenle hem uzun süre devam etmekte ısrarlı, üniversite ve lise gençliğini direnişe katma çabası içinde. Hem de “baş eğmeme”yi, polis teröründen korkmamayı kuşanıyor. Devrimci öğrencilerin polis terörüne karşı baş eğmezliği öğrencilerin geniş kitlesi için bu nedenle yol gösteriyor.

Kritik bir dönemeç.

Erdoğan faşizmi ayağa kalkmaya çalışan öğrencilerin iradesini terör, kırım tehditi ve zehir saçan yalanla kırmak istiyor. Öğrenci gençlik ise direnişte ısrar ve dayanışma çağrısıyla faşizmin iradesini kırmak istiyor.

Dayanışma büyür ve faşizmin kudurgan saldırganlığını püskürtürse, geniş kitlelerin mücadeleye katılma yolunu açacak. Kitlesel yükselişin ayağını basacağı tramplen tahtası rolünü oynayacak.

Faşizmin soykırımcı saldırganlığına ve işgallerine karşı canbedeli direniş, Kürt halkının özgürlük hareketi etrafında kalmasını sağlayabildi. Ancak faşizmin tarihteki ayaklanmalardakine benzer biçimde bu kez kentlerde soykırıma girişeceği endişesi ve yakın halkların mücadele birliğini geliştirme zayıflığı, kitlesel mücadelede “yorulması”na yolaçtı. Şimdi yeniden bu kitlesel mücadelenin yolunu, Batman ve Van’da sömürgeci polis terörünü aşarak gösterdiği gibi, açmaya girişiyor. Tecride karşı süren direnişi kitlesel eylemiyle büyütmenin yolunu arıyor.

Batı’daki mücadeleye geçmiş süreç boyunca nasıl ki cesaret ve destek verdiyse, şimdi de Batı’da yükselecek mücadeleyle birlikte direnişin gücünün faşist sömürgeciliği püskürtme ve yenmeye kadir olacağını seziyor. Yeniden kitlesel mücadeleyi daha fazla yükseltme yolunu açmaya çalışıyor.

Erdoğan’ın faşist cephesi ve onunla uzlaşan, utanç verici işbirliği yapan “Millet İttifakı” cephesi karşısında üçüncü yol olarak, işçi sınıfı ve ezilenlerin bağımsız mücadelesinin etrafında toplanacağı siyasi odağı inşa etmek bu kritik dönemeçte hayati rol oynayacak.

Birleşik Mücadele Güçleri bu ihtiyaca yanıt olma iddiasının ürünü olarak kendisini deklare etti. Erdoğan faşizmi saldırganlıkla engellemeye çalışıyor.

Birleşik Mücadele Güçleri, yükselme yolunu açmaya çalışan fiili meşru kitle mücadelesiyle kaynaşabildiği, daha geniş kitleleri mücadeleye seferber etmenin program, söylem ve pratiğini inşa edebildiği, faşizme karşı baş eğmezliğine bu yeteneği ekleyebildiği ölçüde, halkların bağımsız mücadele odağı olarak gelişecektir.

Her iki mücadele biribirini güçlendirerek faşizmi yenmenin yolunu kitlesel mücadele kulvarından açacak, 2015’den beri canbedeliyle süren direnişle birleşerek faşizmi mutlaka yenilgiye götürecek, özgürlüğü kazanacaktır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.