Müsilaj

Suat BOZKUŞ yazdı —

11 Haziran 2021 Cuma - 23:00

  • Doğadaki müsilaj ile toplumdaki müsilaj ibret verici biçimde çakıştı. Doğadaki müsilaj denizleri yüzülemez kadar kirletirken, toplumdaki müsilaj da toplumu yaşanmaz hale getiriyor.

Türkiye’de en çok kullanılan sözlerden biri gündem oluşturmak, gündemi saptırmak- yapay gündem gibi sözlerdir. Oysa Türkiye’de ve dünyada gündem o kadar zengindir ki, istediğin yerden başlayabilirsin. Ortada tarafsız ve bağımsız bir gündem de olamaz. Herkesin ve her toplumsal sınıfın, kesimin kendine göre bir gündemi ve gündem oluşturma-saptırma çabası vardır. Bunlardan hangisinin ya da hangilerinin belirleyici olacağı da toplumsal mücadeleye bağlı olarak şekillenir.

Son ayların gündemi işgal eden konularına bakın:

Ekonomik kriz, yolsuzluklar-soygunlar, kadın cinayetleri, işsizlik ve işçi cinayetleri, doğa katliamı ve çevre sorunları, korona salgını, müsilaj, hukuk sisteminin çökmesi, hepsinin üstüne mafyanın memleketi talan etmesi ve her yere çökmesi...

Erdoğan-Bahçeli diktası yıllardır bir beka sorunudur tutturdular ve toplumun önemli bir kesimini inandırdılar. Hala daha bu beka sorunu üzerinden kanlı diktalarını ayakta tutma ve meşrulaştırma çabası içindeler. Toplumun en gerici kesimlerini, en gerici güçlerini kendi etraflarında toplayıp saldırıyorlar. Bütün pisliklerini, katliamlarını, soygunlarını, dışa dönük işgalci politikalarını böylece meşrulaştırma çabası içindeler.

Son dönemde iki konuda atağa geçtiler. Birincisi içeride yeniden HDP’ye yönelik kapatmayı amaçlayan saldırılar, ikincisi de Güney Kürdistan’a ve Rojava’ye yönelik saldırı ve işgal çabalarının artmasıdır.

Görünürde ne konuşulursa konuşulsun gerçek gündem hep aynıdır: Kürdistan Özgürlük Hareketinin her alanda ezilmesi, demokrasi güçlerinin susturulması ve tasfiyesi.

Ancak Erdoğan-Bahçeli diktasının her türlü yasayı ve hukuku ayaklar altına alarak sürdürdüğü saldırılar, halkların direnişi karşısında bozguna uğramış bulunuyor.

Diktatörlüğün savaş ve imha saldırıları başarısız oldukça kendi içindeki çelişkiler de artıyor ve patlıyor.

Sedat Peker’in video-kasetlerle başlattığı ifşaatlar, iktidar çetesini ve etraflarındaki her kılıktan hırsız-uğursuz-soyguncu çetelerini korkutmaya yetti. Hepsinin de yer aldığı her türlü mafyatik ilişkiler deşifre oldu. Medya tetikçileri, işadamı, yargıç-avukat-emniyet mensubu-asker kılığındaki sahtekarlar, siyasetçi-vekil kılığındaki çeteler. Hepsinin de başında yer alan Erdoğan-Bahçeli diktası.

Hepsi de bir yere çöken ya da çökme yarışına giren, “Bu bize Allah’ın bir lütfudur” diyerek her şeyi fırsata çeviren çeteler.

Doğadaki müsilaj ile toplumdaki müsilaj ibret verici biçimde çakıştı. Doğadaki müsilaj denizleri yüzülemez kadar kirletirken, toplumdaki müsilaj da toplumu yaşanmaz hale getiriyor.

Türkiye’de çürüme ve yozlaşma o kadar yaygınlaşmış ki, kirlenmemiş elle tutulabilecek bir kurum ve kişi kalmamış gibi.

Bilim insanları müsilajın nedenleri ve çözümü için kafa yorup çözümler üretiyor. Doğadaki-denizlerdeki aşırı kirlenme en önemli sebep olarak görülüyor.

Toplumdaki müsilaj için de yıllardır kafa yoran ve çözüm üretenler var. Toplumu kirleten ve çürüten, sürdürülen inkarcı-imhacı kirli savaştır.
Geçmişte Susurluk skandalıyla bir ucu görünen kirli savaş düzeninin şimdi hepsi de ortalığa saçılmıştır. Peker’in ifşaatlarıyla ortaya çıkmıştır ki, sorun bazı kişilerin yasadışı çökme faaliyetlerinden ibaret değildir. Öyle olsaydı çözümde kolay olurdu.

Sorun odur ki, kirli özel savaş sistemi devletin geneline egemen olmuş ya da devlet bir özel savaş aygıtına dönüşmüştür.

Bu durumda Erdoğan’ın PKK’ye yaptığı gizli ateşkes çağrısı -ciddiye alınsa bile- bir çözüm olmayacaktır. Ateşkes-çözüm konusu iktidarını kurtarma, seçim vb. amaçlarla manipüle edilebilecek bir konu değildir. Ateşkes ve çözüm adımları, Türkiye’nin ve bölgenin kaderini değiştirecek olan bir atılım olacaksa, bunu meclisin ve toplumun tümü hep birlikte başarabilir. Bunun için geniş bir uzlaşma ve ortak mücadele şarttır. Yoksa Marmara kurtulsa da Türkiye kurtulamaz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.