NATO: Fatura Kürt’e

Ziya ULUSOY yazdı —

2 Temmuz 2022 Cumartesi - 08:00

  • Medya Savunma Alanları ve Şengal’de işgalci savaşa destek veren ABD -NATO’nun, Rojava’da işgali genişletme planına pek onay vermediği anlaşılıyor. Bu kez de Rusya ve Baas rejiminden hava sahasını açmada red cevabı alacak.

Nato 28-30 Haziran 22 Madrid zirvesinde, Erdoğan’la yaşanan söz dalaşını uzlaşmayla sona erdirdi. 

Erdoğan’ın söz dalaşı yine de bazı tavizler koparmaya yönelikti. 

En kazançlı çıkan kuşkusuz ABD emperyalizmi oldu. 

Beyin ölümünden sözedilmesi üzerinden fazla zaman geçmeden NATO’yu yeniden canlandırdı. ABD, AB’nin emperyalist ve diğer tüm ülkelerini arkasına bağlayarak bu devasa militarist gücü yeni ve daha büyük gelişme yoluna soktu. 

ABD, NATO’nun 13-14 Temmuz 2021  Brüksel zirvesinde kabul ettirdiği yeni strateji belgesinde resmen de Rusya’yı ve Çin’i temel tehlike ilan ettirmişti. Şimdi ise Finlandiya ve İsveç gibi tarafsız ülkeleri de katarak, Avrupa’nın bütün ülkelerini etrafında birleştirdi ve militarizmi devasa tırmandırma planını uygulamaya başladı. 

Faşist şef Erdoğan, yeni üyeler sürecini kullanarak bazı tavizler koparmaya girişti. Burjuvazinin temel mottosu “terörizme karşı olma”yı kullanarak veto şantajında bulundu. 

Diktatör, şantajını tabii ki öncelikle burjuva devletler ilişkisinde “kafa tutan lider” görünümüyle milliyetçi kitle desteği için yaptı. ABD-NATO’da karar kıldığı önceki zirvede ortaya çıkmış, “NATO’yu hep beraber güçlendirelim” demecini geçen yılki Brüksel zirvesinde vermişti. 

Veto şantajıyla  koparmak istediği tavizler iki yönlüydü. Birincisi çok işlevli olmayan ama siyasi tavır yansıtan İsveç’in silah ambargosuydu, bu tavizi aldı. NATO üyelerinden aldığı silahları NATO dışı işgal ve savaşlarda kullanma yolu daha kolaylaşıyor. Bunun başlıca hedefi de Rojava ve Medya Savunma Alanları’nda NATO silahları ve kimyasallarını daha “meşru” biçimde kullanmak olacak.  
NATO iç dalaşının ilk faturası Kürt’e çıkıyor. 

Öte yandan geçen NATO ve bu zirveyle diktatör nihayet ağababası Biden’le görüşme imkanı bularak içerde olası hileli seçim kazanmaya Batı emperyalist ittifakı içinde itirazın gelmemesini güvenceye almış oluyor. 
Diktatörün istediği tavizlerin ikinci boyutu ise doğrudan Rojava ve Kuzey Suriye, Medya Savunma Alanları, Şengal, Maxmûr’a yönelik işgalci savaşa izin, dolayısıyla destek. 

Medya Savunma Alanları’nda diktatörün devam eden savaşına başta ABD olmak üzere NATO’daki emperyalistler destek zaten veriyordu. Desteğin temel mantığı ve motivasyonu Kürdistan devriminin beynini tasfiye etmek. Bu yolla Kürdistan devriminin bölgede burjuva yayılmacı devletler ve emperyalistler için yarattığı tehlikeyi ortadan kaldırmak! 

Kürdistan devriminin cellatlığına soyunan Erdoğan, elbette bu rolü Türk burjuvazisi adına ve faşist rejimini konsolide etmenin temel dayanağı olarak üslenmeye devam ediyor. Yanısıra emperyalizmin ve bölge gericiliğinin birleşik karşı devrimine bulunmaz yardımıyla desteklerini alıyor. 

NATO, rakip emperyalist odağa karşı birliğini genişletir ve militarist rekabeti tırmandırırken faturayı bölgede Kürtlere çıkarıyor. 
Fakat Medya Savunma Alanları ve Şengal’de işgalci savaşa destek veren ABD -NATO’nun, Rojava’da işgali genişletme planına pek onay vermediği anlaşılıyor. Diktatör Mınbıç ve Tel Rıfat bölgesine işgale ABD’den destek alacağını dikkate alarak savaşı genişletme denemesi yapmak isteyebilir. Ama bu kez de Rusya ve Baas rejiminden hava sahasını açmada red cevabı alacak. 

ABD-Rusya arasındaki çelişkilere dayanarak her iki taraftan şimdiye kadar işgallerine açık kapı imkanı ve destek bulan faşist diktatör şimdi birine yaslanırken diğerinden red alacak. 

Medya Savunma Alanları ve Şengal’e yönelik işgalci savaşı, diktatör NATO’dan aldığı destekle yeniden kudurganca saldırıyla devam ettirmeye girişecek. 

Başûr’un kuzeyi boyunca işgali KDP yönetiminin fiziki desteğiyle yerleştirmeye, kalıcı askeri üsler bölgesi yaratmaya çalışıyor.  Korsan imhalarla devrimin değerli kadrolarını aramızdan alırken esasen de Kürdistan devriminin beynine yönelik saldırıları bu sömürgeci üs alanlarından yönelterek sonuç alamaya çalışacak. 

Kürdistan devriminin kahraman gerillasının direnişi diktatörün güçlerine kayıplar verdirirken, işgalci savaşa karşı Türkiye ve bölge halklarından inşa edilecek direniş, birleşik karşıdevrimin görevli celladı Erdoğan’ı yenilgiye uğratmanın katalizörü olacak.

ABD-NATO’nun desteğindeki cellat Erdoğan’ı yenmenin onuru Kürdistan devrimiyle birleşen işçi sınıfı ve ezilenlerin olsun!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.