Ne Putin ne de NATO!

Cafer TAR yazdı —

27 Mart 2022 Pazar - 23:58

  • Ve muhtemelen bu sürecin en büyük kaybedenleri Ukrayna'da yaşayan her milletten insanlar olacak; bir çok sözüm ona solcu insan da buna çanak tutuyor. “Ukrayna'da barış ve işgalin sonlandırılmasını istemek neden ABD ve NATO'nun yanında olmak olsun?”

NATO ve kuruluşundan beri onun öncülüğünü yapan ABD dünyanın bir çok bölgesinde halklara karşı sayısız suçlar işledi. Vietnam'da yaptıkları hala ortak hafızamızda hepimizi rahatsız etmeye devam ediyor; aradan yüzlerce yıl geçse bile insanlar ABD'nin Vietnam'da yaptığı kötülükleri hiç bir zaman unutmayacaklar.

Bütün hegamonik devletler sadece kendi çıkarlarını esas alırlar; onlar için sadece çıkarları ve güç ilişkileri esastır. Bakmayın siz kimi zaman insan hakları ve demokrasi gibi kavramları kullandıklarına, politik tutum alırken ne insan haklarını ne de demokrasiyi önemsemezler.

Devlet mantığının kendisi böyle işler; dünyanın en yoksullarını temsil etme iddiası ile iktidara gelen Sovyetler Birliği'nin bile kendi coğrafyası dışında yaşanan gerilimlere nasıl yaklaştığı hala akıllardadır.

Sovyetler Birliği hem içerde hem de dışarda sosyalist değerleri esas alan bir yaklaşım gerçekleştirebilmiş olsaydı, muhtemelen hepimiz daha iyi bir dünyada yaşıyor olurduk.

Fakat onlar da “Soğuk Savaş” yılları boyunca hegemon devlet yaklaşımı ile dünyanın geri kalanıyla ilişki kurdular. Bu hem dünya ölçeğinde sosyalizme kaybettirdi, hem de içerde sosyalizme olan inancı azalttı.

Bir çok Putin sevici Ukrayna'nın Rusya tarafından işgal edilmesini ABD'nin geçmişte işlediği suçlarla izah etmeye çalışıyor.

ABD ve Batı'nın Ukrayna'yı kışkırttığını, Ukrayna'nın haddini aştığını iddia ediyorlar. Neredeyse kendileri Ukrayna'ya haddini bildirecekler. Bunlar çok abartılı şeyler; bu insanlar durdukları yerden ne görüyorlar bilmiyorum?

Ama ben baktığım yerden Rus silahlarıyla milyonlarca evinden barkından edilmiş insan, yıkılmış binalar, sakat kalmış, öldürülmüş insanlar görüyorum.

Bütün bunlar Kırım ve Donbas gibi konuları bile konuşmayı imkansız hale getirdi. Halbuki bana göre Ukrayna'da yaşayan Rusların ulusal/demokratik hakları mutlaka gözetilmeli ve güvenceye alınmalıydı.

Fakat Putin'in başlattığı hegemonik işgal girişimi bu tartışmayı imkansız hale getirdi. Şimdi kimse artık Ukrayna'da savaş öncesi yaşanan insan hakları ihlallerini, Rus kökenlilere karşı yapılan saldırıları konuşamıyor.

Ve muhtemelen bu sürecin en büyük kaybedenleri Ukrayna'da yaşayan her milletten insanlar olacak; bir çok sözüm ona solcu insan da buna çanak tutuyor. “Ukrayna'da barış ve işgalin sonlandırılmasını istemek neden ABD ve NATO'nun yanında olmak olsun?”

Devletler arasındaki ilişkileri; halkların birbiriyle olan ilişkileriyle karıştırmamak gerekir. Bir çok sözümona solcu Rus halkı ve Putin etrafında toplanmış oligarkların çıkalarının neredeyse aynı olduğunu iddia etme noktasına geldiler ve bunları duymak insanı üzüyor.

Amerikan karşıtılığını artık sorgulamanın zamanı geldi; burada ciddi problemler var. Geçmişte de hatırlarsanız bir çok solcu Amerikan karşıtılığı nedeniyle kendini Saddam'ın, Esad'ın ve hatta DAİŞ'in yanında bulmuştu.

Amerikan seviciliğinin bir karşılığı yok; ama Amerika karşıtlığı yapacam diye, Rus oligarklarının ve Putin'in dolayısıyla; Erdoğan ve Viktor Urban'ın yanına savrulmaya da gerek yok!

Burada bizim esas almamız gereken halklar olmalı; kendimizi kamu diplomasisi alanında yetkinleştirmeli, Rus ve Amerikan halkları da dahil dünyanın bütün halkları ile iyi ilişkiler kurmalıyız.

İşte tam da bu noktada Kürt Halk Önderi'nin demokratik moderinte ve klasik ulus devleti aşan demokratik konfederal ilişkilerin önemi bir kez daha net olarak ortaya çıkıyor.

 

Gereksinim duyduğumuz şey; hegemonik devletler sisteminde sermayenin çıkarlarını esas alan küçük bir devlet değil; her şeyi geri kalan herkesle özgür ve eşitçe paylaştığımız demokratik konfederalizmdir.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.