Özgürlük de bulaşıcıdır!

Cafer TAR yazdı —

  • Demokrasi ve özgürlük isteği de bulaşıcıdır. Suriye'de Kürtlerin özgürlük iradesi ve demokrasi isteği, şehitlerin kanıyla toprakla buluştu. Bu irade bitirilemez!

CAFER TAR

Kürt halkı ve dostları, hem Rojava‘da hem de dünyanın geri kalanında ağır kış koşullarına rağmen mevzi ve sokaklarda büyük bir direniş gösterdi. Bu saldırıyı düzenleyen güçler, son 15 yıldaki ulusal demokratik kazanımları tamamen ortadan kaldırmak istedi fakat Kürt halkının ortaya koyduğu güçlü direniş, 21. yüzyılın en önemli destanlarından birini ortaya çıkardı.

İlan edilen anlaşma, bir kaç bölümden oluşuyor fakat bana göre en önemli kısmı askeri güçlerin statüsü ve konumlanışı ile ilgili olan bölümüdür, çünkü bu saldırıyı planlayanların en önemli hedefi, YPJ ve YPG‘nin tasfiyesidir. YPJ, sadece bir askeri duruş değil, tarihsel bir karşı koyuştur. Rojava Devrimi'nin, dünyanın geri kalanına verdiği en temel mesaj, YPJ'nin varoluşunda gizlidir. YPJ varolduğu günden itibaren 'Jineoloji'yi  esas alan güçlü bir ideolojik duruştur. Yıllarca namus, din/gelenek kıskacında baskı altına alınan kadınlar özgürleşmeden Ortadoğu‘da hiçbir toplum özgürleşemez. Suriye‘nin özgürleşmesi ise sadece kadınların özgürleşmesiyle mümkündür. YPJ, bu fikrin ideolojik ve askeri olarak örgütlenmiş halidir; YPJ tasfiye olursa bütün Ortadoğu‘da kadın özgürlüğü fikri tasfiye olur. YPJ ve YPG‘nin varlığı, Kürdistan ve Ortadoğu‘da başka türlü bir yaşamın var olabileceğine dair umudun diri tutulması anlamına geliyor. HTŞ‘yi savaşa kışkırtanlar, bu umudu öldürmek istedi.

Bu tür öne çıkma ve sonra gerileme süreçlerini tarihte sadece Kürtler yaşamadı; “Paris Komünü“ sadece 72 gün ayakta kaldı. Lenin‘in, Sovyetler Birliği'nin varlığı 72 günü geçince çıkıp karların üzerinde dans ettiği rivayet edilir. Bu ekonomik/demokratik haklar için de böyledir. Bir hakkı elde etmek elbette çok önemlidir fakat onu koruyabilmek ve geliştirmek, en az o hakkı elde etmek kadar önemlidir. Birçok insan başlangıçta sahada ortaya çıkan durumu anlamakta zorlandı. Muhtemelen Rojava‘da öngörülemeyen bazı şeyler oldu fakat Kürt halkı, ortaya koyduğu dirayetle bütün bu eksikleri, varsa yanlışları örgütlülüğünden aldığı güçle eylem alanlarında tamamladı.

Kürtlerin özgürlüğüne karşı olan herkes, artık nasıl bir iradeyle karşı karşıya olduğunu daha fazla biliyor. Kürtlerin rızası olmadan bu bölgede herhangi bir şey olmayacağını, sorunun bütün muhatapları gördü. Kürtler, bölgede demokrasi ve özgürlük mücadelesinin en önemli müttefikidir fakat hiçbir antidemokratik duruşun askeri değildir. Kürtlerin özgürlük mücadelesi hiçbir halka karşı değildir fakat zalimliğe karşı mücadele eden, haklarını arayan bütün inançların ve mağdur edilen kesimlerin doğal müttefikidir.

Uzunca bir süre Kürtlere “Amerika‘nın, İsrail‘in bölgedeki taşeronu“ iftirasını atanların maskesi fena halde düştü. Nasıl ki sosyalistler, II. Dünya Savaşı’nda Nazilere karşı ortaya çıkan antifaşist cephede İngiltere ve Amerika ile birlikte savaştı ve Nazizmi yenilgiye uğrattılarsa, Kürtler de aynı şeyi DAİŞ‘in bölge haklarına karşı başlattığı soykırım savaşında yaptı. Kürt halkı, bölge halklarının tamamının dostudur fakat iktidarda olan inkârcı ve baskıcı rejimlerle problemleri var ve bu rejimlere karşı mücadele etmeye devam edecek.

HTŞ ve QSD arasındaki mücadele, asıl bundan sonra olacak. Suriye toplumsallığı HTŞ‘yi çok aşar. Kürtler, Aleviler, Dürziler, Ermeniler, demokrat Sünni Araplar ve burada ismini sayamadığımız birçok kesim, Esad sonrası HTŞ rejimine razı değiller ve aslına bakarsanız hak ettikleri şey de HTŞ rejimi değil. HTŞ rejimi, tıpkı Esad gibi Suriye halklarına bir dayatmadır. Suriye‘de insanlar, nasıl ki Esad'ı göndermeyi başardıysa Colani ve çetelerini de barındırmayacaktır. Demokrasi ve özgürlük isteği de bulaşıcıdır. Suriye'de Kürtlerin özgürlük iradesi ve demokrasi isteği, şehitlerin kanıyla toprakla buluşmuştur; bu irade kimi zaman gerileyebilir fakat bitirilemez!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.