Rojava’ya saldırı ve Beyoğlu’nda patlayan bomba! 

Cafer TAR yazdı —

21 Kasım 2022 Pazartesi - 09:30

  • Hemen arkasından İşgalci Türk Devleti Rojava’da birçok noktada sivil alanlara yönelik bir saldırı dalgası başlattı. Bunun bedelini sadece Kürtler ödemez; belirli bir noktadan sonra savaş sadece Kurdistan’da sürmez!
  • Orada bombalanan sadece Kürt şehirleri değil; Ortadoğu’nun barış ve demokrasi umududur. Zulme son ferdine kadar direnen Kürtler bir gün elbette özgür olacak; fakat Kürtlere yönelik saldırılara çanak tutan, görmemezlikten gelenler yaptıklarının bedelini çok ağır ödeyecekler! 

 

Modern Alman tarihinin en önemli olaylarından birisi Alman Parlemento binasının (Reichstag) bir kundaklanma sonucu yanması ve sonrasında yürürlüğe giren bir kararname ile; başta basın ve ifade özgürlüğü olmak üzere diğer bir çok özgürlükleri düzenleyen anayasal güvencelerin ortadan kaldırılmasıdır.  
 
Yangın sonrası Hitler dönemin Cumhurbaşkanı Paul von Hinderburg’a imzalattığı kararname ile yeni bir rejim kurma olanağı elde etti. Nazi Rejimi Reichstag kararnamesi ile artık; siyasi rakiplerini belirli bir suçlama olmaksızın tutuklayıp hapse atabilme, siyasal parti ve dernekleri feshetme, insanların özel mülküne el koyabilme yetkisi elde etmişti. 
 
Daha da kötüsü Hitler artık; kendini hukukla da sınırlamak ve diğer devlet kurumlarını dikkate almak zorunda da hissetmiyordu. Birçok yerel kurumlar lağvedildi. Gerçek anlamda söz konusu kararname sonrası başlayan Hitler Rejimi 1945 yılında bütün Avrupa’nın ve dünyanın birçok başka yerinin yıkımına kadar devam etti. 
 
Binlerce masum insan tarihin gördüğü en zalim metotlarla öldürüldü; bütün bunlar olurken Hitler’in propaganda bakanı Joseph Goebbels insanlara her gün radyodan çok şaşıracaksınız ama; hak, adalet, özgürlük yalanları anlatıyordu.  
 
Bunu yazmak bile insanın midesini bulandırıyor insanlık tarihinin görmüş olduğu en rezil rejimin temsilcileri insanlara; adalet, demokrasi, insanlığın kurtuluşu gibi yalanları yok olup gittikleri son güne kadar söylemeye devam ettiler. (Aynı şeyi bizde günümüzde AKP/MHP rejiminin sözcüleri yapıyor.)  
 
Yangının hemen ertesi günü Hitler söz konusu kararnameyi gerekçe göstererek koalisyon yaptığı Alman Ulusal Halk Partisi ve kendi partisi NSAP dışındaki bütün partilerin faaliyetlerini durdurdu ve Parlamentodaki 81 komünist milletvekilini ve parti ileri gelenlerini tutuklattı. Halbuki yangın bizzat Hitler Rejimi’nin kendisi tarafından organize edilmişti.  
 
İnsanlar sürekli tarihten ders çıkarmaktan bahsederler ama çok az insan bunu yapar. Ayrıca tarihten ders çıkarmak sadece insanların bireysel çabasıyla olabilecek bir şey değildir. Bunun olabilmesi için kollektif bir çaba gerekir; böyle olursa tarihte olmuş kötü olayların bir daha kendisini tekrarlamaması mümkün olur. 
 
Türkiye’de utanmazlığı azıya almış bir rejimle muhatabız; artık işler o hale geldi ki, gerçeğin ne olduğuyla kimse ilgilenmiyor, kimse rejim tarafından organize edilen birçok insanın hayatına mal olan suçları yadırgamıyor. 
 
Düzen muhalefeti sanıyor ki bir gün önlerine bir sandık gelecek ve rejimden daha fazla oy alarak iktidara gelecekler. Bundan dolayı Erdoğan rejiminin bugünden başta Kürtler olmak üzere birçok masum çevreye karşı işlediği suçları görmemezlikten geliyor, hatta el altından destekliyorlar. 
 
Aynı yanlışı dönemin Alman düzen muhalefeti de yapmıştı; onlar da Hitler’in dönemin Komünist muhalefetini ezeceğini ve sonrasında kendilerinin kolay bir iktidar süreci yaşayacaklarını düşünmüşlerdi.  
 
Şimdi aynı yanlışı Türkiye’de başta CHP ve İYİ parti olmak üzere bütün düzen muhalefeti yapıyor. Erdoğan Rejimi Rojava’yı tasviye etsin, Güney Kürdistan’a yerleşsin, HDP’yi etkisiz hale getirsin istiyorlar.  
 
Onları buradan uyarıyorum; Türkiye’de rejim ne Başûrê Kurdistan’da gerilla üstlenme bölgelerini, ne Rojava’yı, ne de Türkiye içerisinde Kürtlerin özgürlük iradesini tasfiye edemeyecek.  
 
Fakat böyle giderse Türkiye’de Erdoğan/ Bahçeli rejimi bütün düzen muhalefetini tasfiye edecek. Beyoğlu’nda yaşanan patlama sonrası yalan olduğunu bile bile düzenle aynı dili kullanan, bunu sorgulamayan düzen muhalefeti ve basın bundan sonra olacaklardan en az Erdoğan rejimi kadar sorumludur. 
 
Bahçeli geçenler de “HDP’nin meclisteki varlığına artık tahammül edemiyorum!” dedi. Hemen arkasından Beyoğlu’nda kimsenin sahiplenmediği bir bombalı saldırıda 6 insan hayatını kaybetti, seksen insan yaralandı. Bugün de ABD’nin Erbil Konsolosluğu vatandaşlarını Türkiye’nin Rojava’ya olası bir operasyonu konusunda uyardı.  
 
Hemen arkasından İşgalci Türk Devleti Rojava’da birçok noktada sivil alanlara yönelik bir saldırı dalgası başlattı. Bunun bedelini sadece Kürtler ödemez; belirli bir noktadan sonra savaş sadece Kurdistan’da sürmez! 
 
Orada bombalanan sadece Kürt şehirleri değil; Ortadoğu’nun barış ve demokrasi umududur, buna çanak tutanlar unutmasınlar ki bu sürecin asıl kaybedeni kendileri olacaktır. Zulme son ferdine kadar direnen Kürtler bir gün elbette özgür olacak; fakat Kürtlere yönelik saldırılara çanak tutan, görmemezlikten gelenler yaptıklarının bedelini çok ağır ödeyecekler! 
 
Rojava Kürtlerin onuru ve özgür bir yaşamın umududur; Kürtler ne onurlarından ne umutlarından ne de özgürlüklerinden asla vaz geçmeyecekler!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.