Savaş da bulaşıcıdır!

Cafer TAR yazdı —

27 Haziran 2022 Pazartesi - 09:00

  • Onlar savaşın dilini konuşsunlar; biz her zaman inadına barışın ve demokratik ulusun özgürleştirici dilini konuşmaya devam edelim.

Bir süredir savaş denilince akıllara Ortadoğu geliyordu. Gerçekten de bölge uzun bir süredir; gerek dışardan gelen güçlerin sebep olduğu felaketler, gerekse de içerde yaşanan gerilimlerin sıcak çatışmaya dönüşmesi nedeniyle büyük bir yıkım süreci yaşıyor.

Bütün Ortadoğu adeta savaşa ve şiddete mahkûmmuşçasına biri biten diğeri başlayan savaş ve şiddet sarmalından bir türlü kurtulamıyor. Halklar birbirlerine sürekli düşmanlaştırılıyorlar.

Sözüm ona;
Kürtler ve Araplar düşman!
Araplar ve Türkler düşman!
Yahudiler ve Araplar düşman!
Aleviler ve Sünniler düşman!
Sünniler ve Şiiler düşman!
Hristiyanlar ve Müslümanlar düşman!

Bu listeyi istersek daha epey uzatabiliriz; fakat bence bu kadarı bile aslında durumun ne kadar kötü olduğunu göstermeye yeter de artar bile.

Savaş da bulaşıcı bir şey; bir yerde başladı mı elinizi çabuk tutmazsanız, yangın alevi gibi her yere dağılır.
Önceleri Ortadoğu’da yaşanan savaşlara çanak tutanlar, bunlardan menfaat elde edenler bir süre sonra savaşı ve şiddeti kucaklarında bulurlar. Başkalarının evininin yanmasına benzin taşıyanlar; bir süre sonra kendi evlerinde başlayan yangını söndürmek için ateşe dökecek su bulamazlar!

Uzun bir süre dünyanın geri kalanı Ortadoğu halklarının yaşadığı acılara kayıtsız kaldılar; fakat şimdilerde bunun ne kadar yanlış bir tutum olduğu çok daha net görülür oldu. Ukrayna’da yaşanan insanlık dramları bütün Avrupa’yı etkisi altına almış gibi gözüküyor.

Herkes dehşet içinde olup bitenleri izliyor; Geçenlerde Almanya Ekonomi Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Robert Habeck insanlardan daha hızlı duş almalarını; hatta mümkünse duş alma süresini beş dakikaya düşürmelerini tavsiye etti.

Erdoğan/Bahçeli rejimi Rojava’yı tehdit ederken; dünya Ege Denizi’nde bir anda sıcak bir çatışmayı kucağında bulabilir. Ege’de başlayan bir çatışma Fransa ve/veya ABD’nin de direk veya dolayı katılımıyla bütün Akdeniz’i bir anda yangın yerine dönüştürebilir.

Tayland/Çin gerilimi her an patlak verebilir veya Rusya Baltık Denizi’nde de yeni bir savaş başlatabilir. Litvanya/Rusya gerilimi her geçen gün tırmanıyor. Litvanya’nın AB yaptırımları nedeniyle yük trenlerinin Rusya’nın Kaliningrad bölgesine geçişini yasaklaması sonrası Moskova’nın Litvanya’yı tehdit etmesini günümüz dünyasında çok ciddiye almak lazım.

Albert Einstein bir röportajında “üçüncü dünya savaşını bilmem ama 4. Dünya Savaşı taş ve sopalarla yapılacak!” der.

Kapitalist Modernitenin mekaniği böyle işler; bu yaklaşım tarzı sorunları uzun vadede çözemez; çünkü temel motivasyonu, kar etmek, sınırsız servet ve güç biriktirmek üzerine kuruludur.

Dolayısıyla iktidar sahipleri güç savaşlarını halklara mal edebilmek için; kendi gerilimlerini Türklükle, Araplıkla, Almanlıkla, Rumlukla, Sünnilikle kamufle ederler.

Demokratik ulus iktidar sahiplerinin bu oyununu bozar; hakları birbirleri ile barışık, dayanışma içinde yaşamaya davet eder. Bunun maddi alt yapısını oluşturur; ulusu etnik temelde tanımlamaz, özgür katılımı esas alarak demokratik ulusu inşa eder.

Savaşsız, şiddetsiz, barış ve refah içinde bir toplum inşa etmek isteniyorsa; demokratik ulusun inşasına şimdiden başlanmalıdır. Aksi halde dünyamız hızla savaşlar ve sonrasında gelen yıkım sürecine savrulacak gibi gözüküyor.

Ortadoğu’da (iktidar sahiplerini kastetmiyorum) Kürtler, Türkler, Araplar, Acemler, Ermeniler kardeştir ve hakların birbirleri ile hiçbir sorunu yoktur. Ege’de de aynı şey söz konusudur; birbirleri ile sorunu olanlar iktidar sahipleridir; halbuki Ege bir barış denizine dönüştürüle bilinir.

Böylece hem savaş tehlikesi oradan kalkar hem de binlerce göçmenin hayatı kurtulur!
Onlar savaşın dilini konuşsunlar; biz her zaman inadına barışın ve demokratik ulusun özgürleştirici dilini konuşmaya devam edelim.

Yaşadığımız koşullar ne kadar zor olursa olsun; biz özgürlüğe adalete ve demokrasiye inanmaya ve bu değerlerin mücadelesini vermeye devam etmeliyiz!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.