Tetikçi Türkiye’nin hedefi Peşmerge ve Mexmûr

Selim FERAT yazdı —

7 Haziran 2021 Pazartesi - 22:06

  • Peşmerge ve Gerilla çatışmasının yeni bir felakete yol açacağını biliyorum. Bundan dolayı da, komutan Armanc’ın: “Bizim sırtımız peşmerge ve Güney Kürdistan halkına dönüktür, önümüz Türk devletinedir“ açıklamasını tarihi önemde buluyorum. Buna bağlı olarak, Mesud Barzani’nin: “Peşmerge’yi şehit etme suçunu işleyenler hak ettikleri cezayı bulacak” açıklamasının altını çizmek istiyorum.

Bekleniyordu; Edhem Barzani, Duhok İl Meclis Başkanı ve Kürdistan Parlamentosu Milletvekili Rêvîng Hogir’ın Türkiye’nin Güney Kürdistan’da işgalci olduğunu, doğaya ve insana karşı suç işlediğini duyurmalarının akabinde, Türkiye’nin yeni bir provokasyonla, Kürtler arası çatışma senaryosunu tetikleyeceği bekleniyordu.

Öyle de oldu.

Büyük bir ihtimalle MİT’in planladığı saldırıda, havadan yapılan bir saldırı sonucu, 5 Peşmerge yaşamını kaybetti.

Aynı dönemde Türkiye’nin Mexmûr kampına karşı yaptığı hava saldırısında, ilk tesbitlere göre en azından iki sivil yaşamını yitirdi.

Peşmergelere karşı gerçekleşen eylemle ilgili, yapılan açıklamalar, bir yaylım ateşine dönüştü. Bir yerde Peşmergeler ve Mexmûr’a karşı tetikçi Türkiye, tepkilere yön vermek için de tetiğe bastı.

Duhok Valisi, “PKK unsurlarının Kürdistan bölgesini terk etmeleri gerektiğini“ buyurdu.

Bu açıklamaya saf bir ironi yüklü olduğunu belirtmek istiyorum.

PDK Kürdistan’ın her parçasında örgütlü.

Bu da doğal bir hak.

Kürtler ve Kürdistanlılar için, Kürdistan parçalarına döşenen sınırların ne anlamı olabilir ki?

İsmet Sherif Vanlı’nın deyimiyle, “benim sınırlarım yok, ben sınır tanımam!“

Olayla ilgili Türkiye’nin zan yüklediği Gerilla güçleri adına açıklamada bulunan HPG Basın İrtibat Merkezi‘nin: “…imha olan aracın o düzeyde tahrip olmasına neden olacak herhangi bir silahın güçlerimiz tarafından kullanılmadığı kesindir. Bu açıdan bu aracın havadan ve etkili bir füze ile vurulduğu ihtimali yüksektir. Bu araçtaki patlamanın nasıl gerçekleştiği araştırılmaya muhtaç bir konudur. Biz HPG olarak ya ortak bir heyetin ya da bağımsız bir heyetin bu olayı araştırıp netleştirmesini gerekli görüyoruz” görüşüne yer vermesi, olayın aydınlatılması açısından atılan ciddi bir adım.

Olayda yaşamını yitiren bir peşmerge yakınının olayla ilgili Rudaw’a verdiği cevap ilginç: “Üzülerek söylüyorum ki; Türkiye devleti rahat uyuyacak. Çünkü bizdeki kardeş kavgasını onlar başlattı ve çok mutlu oldular.”

Türkiye’nin rahat uyumayacağına dair açıklama, HPG Merkez Karargah komutanlarından Haki Armanc’tan geldi: “Güney Kürdistan halkımız bilmeli ki, Kürdistan Halk Savunma Güçleri olarak Güney Kürdistan peşmergesine karşı eylem yapmak ya da silah kullanmak hiçbir şekilde gündemimizde değildir…”

Buna rağmen PSK’nin Türkiye’nin Metîna’da devam ettirdiği operasyonlara rağmen, olayla ilgili açıklaması, gözü kara bir varsayımdı, olaydan Gerilla güçlerini sorumlu tuttuktan sonra, “Her Kürde ve Kürt dostuna düşen görev Peşmergenin emeğine saygı göstermek; Güney Kürdistan’ın özgürlüğünü, egemenliğini; buradaki halkımızın iradesinin ürünü olan kurumları gözü gibi korumaktır“ açıklaması, siyasi intikam hırsıyla yazılan ve birlik çabalarını baltalar nitelikteydi.

Peşmerge ve Gerilla çatışmasının yeni bir felakete yol açacağını biliyorum. Bundan dolayı da, komutan Armanc’ın: “Bizim sırtımız peşmerge ve Güney Kürdistan halkına dönüktür, önümüz Türk devletinedir“ açıklamasını tarihi önemde buluyorum.

Buna bağlı olarak, Mesud Barzani’nin: “Peşmerge’yi şehit etme suçunu işleyenler hak ettikleri cezayı bulacak” açıklamasının altını çizmek istiyorum.

Büyük bir ihtimalle bu suçu işleyenler MİT elemanları, ya da TSK’ye bağlı güçlerdirler ve bu ortaya çıktığı zaman, Mesud Barzani’nin sözünde duracağını da ümit ediyorum.

Rebwar Talabani’nin “Kürdistani güçler arasında çatışmaların yaşanmaması için tüm taraflar çalışmalıdır. Çünkü Kürtler arası çatışmalar konusunda Kürtler olarak çok acı bir deneyime sahibiz” sözleri, Türkiye’nin yaratmak istediği Kürtler arası çatışma ortamında, olumlu bir önerme olarak görülmelidir.

Acil ve vazgeçilmez olan, Mexmûr’u, Peşmerge’yi ve Gerillayı, Türkiye’nin saldırılarından korumak ve Türkiye’yi mutlu edecek politikalardan kaçınmak olmalıdır.

 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.