Acının son sınırındaki Mexmûr ve Şengal!

Nurettin DEMİRTAŞ yazdı —

20 Temmuz 2020 Pazartesi - 23:47

  • Mexmûr ve Şengal halkının uğradığı saldırılar yakın tarihin anılarını hafızamızda canlandırıyor.

Halepçe’yle anılan soykırım saldırıları nedeniyle sınırı aşan halkımız Türk devleti tarafından Amed’deki mülteci kampında toplanmıştı. İçlerinde peşmergeler de çoktu. Onlar kardeşlerimizdi. Önce kampa hapsettiler. Giriş çıkışları yasaktı. Açlıkla-hastalıkla yüz yüze bırakıldılar. Zehirlendiler. Bir defasında 9 bin kişi bayat gıdalarla zehirlendi. Amed halkı olarak bu kamplara ulaşıp soykırımdan kurtulan halkımıza yardım etmeye çalıştık. Tehlikeleri, riskleri göze alarak kamplara gizlice yardım ulaştırdık.

Bazen ölümle burun buruna geldik ama yüreğimiz hep onlarlaydı. Kamptan aldığımız haberler yüreğimizi kanatıyordu. Her sabah, her akşam onlara gizliden ulaşmanın yollarını buluyorduk. Kamptan çıkış serbest olana dek yardımlarımız hiç bitmedi.

Kamptan çıktıklarında rahatladılar. Biz de rahatladık. Halk onları bağrına bastı. Dayanışmanın gereği sonuna dek yapıldı.

Mexmûr mülteci kampına ambargo uygulandığından beri Amed’deki kamplar gözümüzde canlanıyor. Devletin ambargosunu nasıl canla başla deldiğimizi hatırladıkça Mexmûr ambargosuna karşı öfke duymamak mümkün değil. Peşmergeyi o zaman nasıl sevdiysek bugün de sevgimiz-saygımız vardır. Herkesi aynı kefeye koymak doğru değildir. Sözümüz halka eziyet edenlere ve onların siyasi sorumlularınadır.

Mexmûr kimin ambargosu altındadır ve neden yapılıyor? Başur hükümeti bunun cevabını vermek zorundadır. Bu işkence neden? Orada çocuklar ölüyor. İlaç ve gıda sıkıntısı var. Bu eziyet neden? Orada kadınlar bebelerini yitiriyor?

Buna rağmen Mexmûr halkının kamptan çıkmalarına izin vermiyorlar. Sorumlusu kimdir, neden bir açıklama yapma gereği bile duymuyorlar? 1988’i unuttular mı, Amed’i unuttular mı? Vicdanı olanların unutacağını sanmıyoruz ama Mexmûr halkına şu an yaşatılan cefanın sorumluluğu herkesin boynundadır.

Hangi vicdanla, hangi ahlak ve hangi akılla bu ambargo sürdürülüyor? BM gözlerini kapatmış! BM Genel Sekreteri ve Mülteciler Komiserliği Mexmûr’dan sorumludur ama ilgilenmeyip insanlık karşısında suç işliyorlar. Belki bundan cesaret alanlar ambargoyu sürdürüyor olabilir ama ya halkın vicdanından ve tarihin büyük yargısından nasıl kaçacaklar? KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık bu durumdan utanç duyduğunu açıklamıştı. Peki ambargoyu uygulayanlar bu sözden hiç mi ders almadılar? Ya sessiz kalanlara ne demeli?

Bu utanç hepimizindir!

Aynı sorun Şengal’de de yaşanıyor. PKK Şengal’de yok. Bu bir yanıltma değil gerçektir. PKK orada olsaydı bile kimsenin buna karşı çıkmaya hakkı olamazdı. Orada cansiperane şekilde halk savunulmuştur. Fakat PKK fiilen bulunmasa bile etkisinin olduğu alanlar vardır. Bu etki, fikir ve kültür düzeyindedir. Önder Apo’nun yaşam felsefesinin etkisidir, gerillanın kahramanlığının yarattığı etkidir. Bu felsefe ve bu kahramanlık bugün tüm ilerici insanlığı etkiliyor. Kimsenin bunları ortadan kaldırmaya gücü yetmez. Rojava’daki halkımız ve kahramanca süren Heftenîn direnişi bunu yeterince kanıtlamıştır.

Şengal’e saldıranlar ve bu saldırıya göz yumanlar-sessiz kalanlar orada HPG gerillasının olmadığını çok iyi biliyor. Gerilla Türk faşizmine ve işgalciliğine karşı savaşıyor. Gerillanın etkisi Şengal’in acı anılarında ve yaralarını sarmada yaşıyor. Bunu tüm dünya biliyor. Mesele bu değil. Demokratik etkiden korkuyorlar.

Şengal’de halkın soykırımına karşı fedaice savaşan ve ardından, dağlardaki mevzilerine dönen bir gücün demokratik etkisinden neden rahatsızlık duyuyorsunuz? PKK yarattığı etkiyle iktidar olmaya çalışmıyor. Bunu iddia eden varsa yalan olduğu bilinmelidir. Demokrasi herkes için hayati önemdedir. Demokrasiden korkmayın. Gelin hep birlikte halkımızın demokratik öz savunmasına destek verelim.

Mexmûr ve Şengal halkı bunca senedir direniyor, sonuna dek direnecek onura da sahiptirler. Mexmûr ve Şengal’e yaklaşım yurtseverliğin, demokratlığın, insanlığın ölçüsü haline gelmiştir. Oralarda onurluca direnen insanlık abidesi herkese selam olsun!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.