Biden TC’yi nasıl hizaya getiriyor? 

Veysi SARISÖZEN yazdı —

27 Nisan 2021 Salı - 23:00

  • ABD ve NATO, Erdoğan’ı “şamar oğlanına” döndüre döndüre “yeni soğuk savaşta” hizaya getirecek. Ensesine bir şamar atacak, sonra yanağından bir makas alacak. 

Pentagon sözcüsü Kirby, Biden’ın soykırımı tanımasının ardından şu açıklamayı yaptı:

“Türkiye ile askeri ilişkilerde bir değişiklik olmasını beklemiyoruz. Türkiye NATO için önemli bir müttefik. Birçok konuda kurulan ilişkileri geliştirmeye devam ediyoruz. Başkan Biden’ın açıklamalarının bunu etkilemesini beklemiyoruz”.

Türk siyasilerinin “kazma” gibi açıklamalarına alışmış olan bizim kamuoyumuz, bu sözleri “vay alçak Amerika, demek ki faşist rejime yine askeri destek verecek” diye yorumlayacaktır. Ama kazın ayağı öyle değil. 

Kirby ne demek istiyor? “Biz ‘soykırım’ diyerek Türk devletini insanlığa karşı suçlu masasına oturtmuş olsak bile, bu devlet, örneğin Kıbrıs işgali sonrası ABD ambargosuna karşı Amerikan üslerine ve İncirlik’e el koyma gibi herhangi bir askeri yaptırıma gidemez, hatta şu aralar Türk-Amerikan ilişkilerinde gerginlik olsa bile, bizimle askeri ilişkileri geliştirmeye mahkumdur” demek istiyor.

Aziz Nesin rahmetli, kimi zaman yakası açılmadık laf cambazlıkları yapmakta mahirdi. Neyzen Tevfikleri, Ziya Paşaları ve ona yakıştırılanlar uydurma olsa da halkın kafasındaki Namık Kemalleri, yakın zamanda Can Yücelleri yetiştirmiş bu halkın böyle yakası açılmadık üsluplardan hoşlandığı açık bir gerçek. Yine bir sıkıyönetim döneminde Aziz Nesin, halka “haydi bakalım, şimdi ‘sıkıysanız’ konuşun” diye meydan okuyan diktatörlerin sıkıyönetimine karşı yazdığı bir yazının başlığını şöyle atmıştı;

“Sıkı (mı) yö(tün)?”

Kirby de işte Türk devletine böyle diyor.

Erdoğan Biden’a iki gün suspus olup cevap verdikten hemen sonra bu “sıkılık” meselesini de açıklığa kavuşturdu. Cevabının en sonunda, Haziran ayında yapılacak NATO zirvesinden bahisle ABD-Türk ilişkilerinde “yeni bir kapı açma” umudunu dile getirdi. “Sıkıysa” getirmesin.

Oysa AKP-MHP Erdoğan’ı hala “eski Erdoğan” sandığı için, o susarken “etten önce kazana” balıklama atladılar. Örneğin AKP’nin önde gelen isimlerinden AKP

MKYK üyesi ve sözcüsü Ayhan Ogan şöyle dedi:

“ABD hiçbir zaman müttefikimiz olmadı, Örtülü savaştansa açıktan savaş iyidir. Erdoğan liderliğinde TC herkese haddini bildirir.”

Buna ne denir? “Caaart kaba kağıt” denir.

Günümüzün temel gerçeği şu: ABD ve NATO, Erdoğan’ı “şamar oğlanına” döndüre döndüre “yeni soğuk savaşta” hizaya getirecek. Ensesine bir şamar atacak, sonra yanağından bir makas alacak.

“Yanağından nasıl makas alacak” diye sorabilirsiniz. Şöyle: Biden “Rusya ve Çin’e karşı emrimize gir” dediğinde Erdoğan’ın ensesi atılan şamarlarla moraracak. Sonra Biden “Aferin emrimize girmek üzere adım atıyorsun, biz de senin koltuğuna şimdilik sesimizi çıkarmıyoruz, NATO zirvesinde görüşeceğiz ve sen de o zamana kadar Başûr’da, Bakur’da Kürtlere, Türkiye’de de Türklere istediğini yapabilirsin” dediğinde de yanağında mor bir çimdik izi belirecek. 

Erdoğan artık küresel güçlerin “kullanışlı” maskarası olmuştur.

Vaktiyle, yani bizim çocukluğumuzda Danny Kaye adında bir komedyen vardı. Askeri hiyerarşiyi alaya aldığı bir filmde, başta general, sırayla öteki rütbeliler en sonda da rütbesiz er Danny Kaye. Sırayla en baştaki ondan sonrakine hiyerarşik olarak şamar atmaktadır. Sıra Danny’ye geldiğinde yediği okkalı şamardan sonra arkasına bakar. Arkasında bir eşek durmaktadır, o da eşeğe bir tekme atar. 

Erdoğan Biden’dan şamarı yiyor, dönüp arkasına baktığında Kürtleri ve Türkleri görüyor, onları eşek yerine koyuyor, basıyor tekmeyi.

İşin ilginç yanı eşek yerine koyduğu Kürt, filmde yer almayan bir şey yapar: Döner Danny Kaye Recep’in mabadına okkalı bir çifte atar.

Türklere gelince… Onlar Recep’ten yedikleri tekmelerin acısıyla inlemekte, her skandaldan, her hırsızlıktan, her zorbalıktan sonra avazları çıktığı kadar bağırmakta ama dönüp Recep’i çiftelemeyi akıllarına bile getirmemektedirler. 

Daha önce defalarca yazdım. İtiraz ettiğiniz her şey faşizmin faşist olmasının gereğidir, bir örnek yeter, faşizm olmasaydı hiçbir hükümet 128 milyar doları Merkez Bankası’ndan yürütüp, faşizmin sosyal dayanağı olan beşli müteahhit çetesinin, uyuşturucu, silah kaçakçısı, fuhuşçu mafyanın, kendi ailesinin cebine aktarıp “128 milyar dolar buharlaşmadı, yer değiştirdi” diyerek Türkleri eşek yerine koyamazdı.

Bu defa “eşek” benzetmesini değiştirirsek yaptığınız şudur: Eşeği yani faşizmi döveceğinize, üzerinde yolsuzluk, zorbalık, pandemi” yazan semerini dövüyorsunuz. 

Bu yazıdaki “eşek” teşbihinden ötürü eşek kardeşlerimden özür dilerim.

Yine de kendimi alamıyacağım, Recep’in elinde Türk halkının düştüğü çaresizliği, Şeyhi’nin Harname (Kername ya da eşek name) adlı manzumesiyle tasvir edip yazıyı bitireceğim: 
 
Bir eşek var idi zâif ü nizâr 
Yük elinde katı şikeste vü zâr 
  
Gâh odunda vü gâh suda idi 
Dün ü gün kahr ile kısuda idi 
 
Kendini eşek yerine koydurma… Partilerini meclisten çek, Erdoğan’ı istifaya zorla, Erdoğansız erken seçimle faşizme son ver.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.