Çare ideolojik derinliktedir

Nurettin DEMİRTAŞ yazdı —

7 Aralık 2020 Pazartesi - 23:00

  • Bizim için ideolojik güç demek öncelikle sinsi saldırıların farkında olmak, saldırıları boşa çıkaracak uygulanabilir planlar yapmak, her koşulda iradeli ve moralli olmak demektir. 

Her büyük bunalım, karmaşa, kaos ve zorluk döneminin aşılması ideolojik çıkışla mümkün olmuştur.

Şu anda dünyanın neresinde olursa olsun politikada gerekli olan büyük çıkışlar ancak çağı yakalayan bir ideolojiyle yapılabilir.

Halka moral kazandıracak şey ideolojidir. Farkını her konuda çok belirgin olarak ortaya koymak gerekiyor. Bunun için güçlü fikirler ortaya çıkarılmalıdır. Direniş güçlü fikirlerle beslenmelidir.

Demokrasi toplumsal değerler silsilesiyle oluşan bir yaşam tarzı ise çok güçlü fikirlerle beslenmeden büyümez.

Kopuş gerekiyor! İdeolojik kopuş! Özgürlük Hareketi ilk çıkışını ve başarısını bu temelde sağlamıştır.

İdeolojik kişilik sistemin etkilerine açık olmaz, kendi savunma sistemi buna izin vermez. Bunun anlamı kaskatı kesilmek değildir. İdeolojik gücü olmayanlar politikada da esnek olamazlar!

Erdoğan-Bahçeli ekibi neden bu kadar zorbadır? Güvenebilecekleri hiçbir fikirleri yok da ondan. Gerçekten kendilerine ait tek bir özgün fikirleri var mıdır? Onları ve çevrelerini inceleyelim, hangisinde yeni ve özgün bir fikir var? Tamamı kopya! Tamamı taklit! Aldatmaya dönük sahte söylemler, bolca hile ve kuru gürültü!

Esnek oldukları tek alan var, o da pazarlamadır! Saraya ve savaşa akıttıkları para bitti. Katar’a borsa satmak bir şey değil, el altından sattıkları daha fazladır ve gerisi de gelecek. Satmayacakları değer yok!

Halil Cibran böyleleri için demiş ki “Hz. İbrahim olsan, sana gönderilen kurbanı sen pazarda satarsın!” Bunlardan başka ne beklenir ki?

Sahte reform tartışmalarını yapmaya başladıklarından beri Nazi polisleriyle aynı tarzda yüzlerce ev baskını ve tutuklama yaptılar. Bundan bir sonuca varmak zor olmasa gerek. Ancak ideolojik bakış olmadı mı her türlü aldatıcı tutumdan etkilenme gelişebilir. Bu sadece bir örnektir. Her gün her an ideolojik saldırı içindedirler. Olaylara bu gözle bakmak kadar kendi ideolojik gücümüzü de en iyi şekilde sergilemeliyiz.

Bizim için ideolojik güç demek öncelikle sinsi saldırıların farkında olmak, saldırıları boşa çıkaracak uygulanabilir planlar yapmak, her koşulda iradeli ve moralli olmak demektir.

Karşı koymaktır, kendi beğeni ölçülerini geliştirmektir. Tarihtir, felsefedir, sanattır, edebiyattır, propagandadır, eğitimdir. Derin inançtır, maneviyattır. Düşünsel uyanıklıktır. Ne yaptığını ne yapacağını bilmektir. Güçsüz yanlarını görüp gidermektir. Güçlü yanlarını geliştirmektir.

Bunlar en büyük manevi dayanaklardır ve tüm silahlardan ve her türlü maddi gelişmeden daha önemlidir. Ülkede ve uluslararası alanda sadece politikadan bahsetmek, hep politika konuşmak topluma moral kazandırmaz ve hele ki öz savunma savaşına hiç katkı sunmaz.

Sanatçının sanatını yapması politikacının da sadece politikadan konuşması gibi bir kural mı vardır? Çok zengin olan fikir dünyamızı bu kadar daraltmamalıyız! Bu tam da egemenlerin yapmak istediği şeydir.

Kültürümüzle, sanatımızla, manevi değerlerimizle ve halklar arası ilişkilerin harcı olan demokratik fikirlerimizle en zorlu süreçlerin üstesinden gelebiliriz. Faşizmi yenebilecek toplumsal güç bu şekilde açığa çıkabilir.

Direnmenin önemi tartışılamaz. Evet ancak bu direnişin sonuç alıcı olabilmesinin tek yolu halkları, insanlığı birleştirecek ideolojiden geçiyor ve şimdi sahip olduğumuz en büyük değer de budur işte.

Sınırlı düzeyde bile olsa ideolojinin etkisi geliştiğinde büyük bir aydınlanmaya yol açıyor. Dikkat edilirse fikir dünyası zengin insanlar Türkiye’nin hapishanelerini doldurdular. Yine de siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar bitmedi. Çünkü toplumsal düzeyde büyük bir aydınlanma gelişti, gelişiyor. İşte bunun önüne geçilemez ve hiçbir zorbalıkla geri döndürülemez. Bu nedenle sadece fiziki şiddet ve katletmeye değil ideolojik saldırılara da önem veriyorlar. Hatta fiziki şiddeti bile esasen ruh ve düşünce dünyamızı dağıtmak amacıyla kullanıyorlar.

Tecride karşı açlık grevine giren tutsakların ellerindeki kalem kâğıdı bile almaları, yazdıkları şiirlere el koymaları, en fazla neden korktuklarını yeterince gösteriyor.

Fikir ve ruh üzerindeki saldırılar askeri saldırılardan daha tehlikelidir. İdeoloji bu nedenle çok önemlidir. Her konuda ölçüdür, hassasiyettir, ilkedir. Detaylara varıncaya dek hakimiyet gerektiriyor.

İdeolojik doğrultu korunmalı ki düşünme şeklimizi, ölçülerimizi değiştirmeyi amaçlayan saldırılara karşı daha dikkatli ve uyanık olabilelim.

Bunun için düşünce ve anlam gücüne, doğru bakış açısına maneviyata güvenelim. Amaçlarımızda net olalım. Neyi kabul edeceğimizi, neyi reddedeceğimizi bilelim. Baskıyla, korkutmayla, yalanla ve hileyle düşüncemiz ve irademiz üzerinde etkide bulunulmasına fırsat vermeyelim. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.