Erdoğan’ın faiz ve Nas meselesi

Ahmet TURHALLI yazdı —

17 Ocak 2022 Pazartesi - 23:30

  • İblise taş çıkartanların, zulüm ve zorbalıkta Firavun, Nemrut, Mussolini ve Hitlere rahmet okutanların Kur’andaki naslardan bahsetmeleri abesle iştigaldir, İslam ve Kur‘an adına aldatmadır. 

Son zamanlarda ‘Nas’ diye bir kavram Erdoğan ve Belamları’nın ağızlarında dolaşmaktadır. Yandaş medya ve kapı kulları her zaman olduğu gibi, Turanlarının kullanmış olduğu bu kavrama izahatlar ve çarpıtmalarla Tiranın hoşuna gidecek şerhler geliştirmeye çalışmaktadırlar.

Arapça nass kökünden gelen nas 

a)  kesin ve nihai olma.

b)  Kuran veya hadiste kesin önerme sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük naṣṣa "yükseltti, kaldırdı, sonuna kadar götürdü, kanıtladı, nihai otoriteye dayandırdı" fiilinin mastarıdır.

Kur’anda açıklıkla anlatılan ve herkesin yorumsuz olarak çıplak bir biçimde anlayabileceği görünür kuraldır. Kur’an da anlatılan bu kurallar, genel anlamı ile insanlık ailesinin de bahsettiği ve kabül ettiği evrensel kurallar olmaktadırlar.

İnsan öldürme bir hüküm gerektirir, dünyevi ve uhrevi olarak ceza-i müeyyidesi olan bir Nas tır. Bu Nas kısas hakkından, köle azad etmeye, oruç tutmaktan, diyet ödemeye kadar değişik ve farklı müeyyideler öngörür. İnsanlık ailesi bu nas’ı hukuki bir kural olarak kabul etmiş ve haksız yere insan öldürmenin, her yerde cezai müeyyide gerektiren çirkin fiil olarak benimsemiştir. Bu Nas İnsanlık tarihinin birikimi olarak insanlığa mal olmuştur.

Manevi olarakta cezası ebedi cehennem ve Allah’ın laneti ile gazabına uğramak olarak kaydedilmiştir. İnsanın yaşam hakkı olarakta uluslararası hukukta yerini almaktadır.

Başkalarının hakkı olan mallarını ellerinden zorla ya da aldatarak alma faliyeti, Nas’la sabittir. Kur’an bu konuda kesin Naslarla hırsızlık eğilimlerini yasaklamıştır. Malı çalanın elinin kesilmesi ve o hakkın geri ödenmesi bir nastır. İnsanların mallarının çalınması bir insan hakkı ihlali olarak geçmektedir. Mala çökme, aldatarak zarar verme yasaklanmış, maddi ve manevi cezalara çarptırılma bir Nas (hüküm) olarak Kur‘an da yer almıştır. Bu Nas insanlık tarihi içerisinden sözülen insanoğlunun birikimi olarak evrensel bir kural olarak yerini almıştır. Dünyanın her tarafında yazılı ya da sözlü bütün kurallarda hırsızlık ve haksız yere başkasının malına konma zarar verme cezai müeyyide gerektirmektedir. Kur’an bu evrensel kuralı tekrar etmiş ve İslama inanların bu evrensel kurala uymalarını istenmiştir. 

Tefecilik, Faiz haksız kazanç Kur’an da kesin bir Nasla yasaklanmış ve insanı sömüren sistem, Allah ve Peygambere savaş açan sistem olarak adlandırılmıştır.

Başkalarına zulmetmek ve tahkir etmek, Kur‘an da nasla yasaklanmıştır. Zalimin Allah‘ın lanetlediği kişi ve toplum olacağı bildirilmiştir.

İftira edenlerin durumu da Nasla cezai müeyyideye tabi tutulmuştur. İftira ve yalan Kur’an ın nas’ı ile yasaklanmış ve ceza i müeyyideye tabi tutulmuştur.

Uyuşturucunun nasla yasaklandığı sabittir. Günümüz dünyasının hemen hepsinde zararlı maddeler cezai müeyyidelere tabi tutulmaktadırlar. İnsanlık ailesi bu durumu genel ve evrensel kural olarak kabül etmiş ve uyuşturucu ile mücadeleyi benimsemiştir.

Kur‘an ve Resulullah bu konularda evrensel ilke diye de kabül edilen bu suçları kesin ve anlaşılır bir biçimde nasla yasaklamış ve bu naslara muhalefet edenlerin dünyevi ve uhrevi ceza ile cezalandırılacaklarını söylemiştir.

Kendine müslümanım diyen hatta müslümanların halifeliğine oynayan Erdoğan, bu nasların hepsini ihlal etmektedir. Faiz ve sömürü düzenini kendileri sürdürmektedirler. Müslüman olanları sözde faiz indiriyorum diye aldatarak, zengin ve yandaşlarına daha fazla haksız kazanç sağlatmaktadır. Bu konuda samimi ve dürüst davranacaksa önce ihlal ettiği ve ayakları altına aldığı Naslardan işe başlamalıdır. İnsan katletmekten vazgeçmeli, tevbe ederek toplumdan af dilemelidir. Milletten çaldığı variyeti geri iade ederek, milletin malını yatırdığı bankalardan geri çekerek iade etmelidir. Yandaşları ile birlikte, muhaliflerine attıkları iftiradan dolayı helallik istemeli ve daha önce konuştukları yalanları itiraf etmelidirler.

Yaptıkları uyuşturucu madde kaçakçılıklarını itiraf ederek bu cürümü işlemekten vazgeçmelidirler. Ondan sonra da Faizi yarım ya da bir puan değil de, yapabiliyorsa tamamen kaldırmalıdır. 

Kur’an naslarını çiğnemeyi bir hayat felsefesine dönüştüren katillerin, hırsızların, faizci ve tefecilerin, uyuşturucu baronları ile ortak olanların, iftira ve yalancılıkta, iblise taş çıkartanların, zulüm ve zorbalıkta Firavun, Nemrut, Mussolini ve Hitlere rahmet okutanların Kur’andaki naslardan bahsetmeleri abesle iştigaldir. Bu da İslam ve Kur‘an adına aldatmadır. Aldatmanın kendisi nas ile haramdır.

Kısa bir Nasrettin Hoca hikayesi ile konuyu kapatalım: adamın biri hoca evim çok dar, bana bir çare bul der. Hoca ahırın var mı? Adam var der. Ahırında tavuğun, öküzün birde atın var mı? Adam var hocam der. Bu gece tavuğu odanıza alın der. Adam sabahleyin hoca yerimiz daha çok daraldı der. Hoca bu gece de öküzü yanınıza alın der. Adam hoca yeter dayanamıyoruz diye hocaya isyan eder. Bu gece atı da alın der ve sabaha kadar adam ile çocukları uyuyamaz. Sabah şafak sökmeden hocanın kapısına dayanır, yeter artık der. Hoca: bu gece tavuğu odadan çıkarıp ahıra koyun der: sabah hoca adama sorar, bu gece nasıldı? Adam Allah razı olsun hocam der. İşte Erdoğan ve çevresinin topluma din-iman adına uyguladıkları politika tam da budur.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.