Geçinemiyoruz ve faşizme boyun eğmiyoruz

Ziya ULUSOY yazdı —

26 Kasım 2021 Cuma - 23:30

  • Eylemler şimdilik büyük kentler ve kent merkezleri ile semt merkezlerinde gerçekleşiyor. Eylemleri semtlerde yaygınlaştırmak ve kitleselleştirmeye çalışmak hareketin işçi ve yoksul kesimlerin yaşam alanlarında kitleselleşmesini sağlayabilir.

İşçi sınıfı ve emekçiler, faşist şefin yönetimindeki kapitalizmin ürünü yoksulluk ve işsizliğin girdabının hızla en derinine  itildiklerini kriz koşullarında daha fazla hissediyorlar.

Erdoğan faşizminin kitle desteği kırılmasını heyelana dönüştürmeye yoluna bu nedenle giriyorlar. Ne yapmak gerektiğini arıyorlar.

23 Kasım’dan başlayarak, ‘geçinemiyoruz, Tayip istifa, Saray saltanatını yıkacağız’ ve benzeri şiarlarla eylemler gelişiyor.

Henüz öncü eylemler. Fakat öncüler daha geniş kitlenin  mücadeleye katılacağını hissederek, coşku ve özgüven artırarak eylemleri örgütlüyor. Tabii ki devam ettirecekler.

25 Kasım kadın hareketi eylemleri, öncülere eylemlerini yayma ve süreklileştirmede esin kaynağı oluyor.

Öncüler; işçi, işsiz, genç ve kadın kitlelerinin nabzını  tutan talep ve şiarları ne denli üretebilirlerse onların arayışıyla o  denli buluşabilir ve eylemleri kitleselleştirmeyi, hareketi geliştirmeyi o denli başarabilirler.

Örneğin asgari ücretin insanca yaşam seviyesine yükseltilmesi talebi güncel. Seçilecek işçi havzalarında bu taleple  gerçekleştirilecek ajitasyon etkili olabilir ve eylemler  kitleselleşebilir. İşçi sınıfının geniş kitlelerine örnek olabilir.

Sendikaları aynı taleple iş yavaşlatma ve grev kararları almaya  baskılayabilir. Geçmişte olduğu gibi sendika şubeler platformu, temsilciler platformu, işyerlerinde işçi komiteleri kurularak sendikalar baskılanabilirler.

İflas bahanesiyle olası işçi kıyımına karşı iş yerlerini terketmeme/işgal eylemleri ajitasyonu şimdiden yapılabilir.

İşçi eylemleri ajitasyonu genel grev hedefine bağlanabilir.
Çünkü asgari ücreti sefalet ücreti düzeyinde tutmak, bu yolla doğrudan sermaye yatırımı çekmek, ülkeyi ucuz işçi cehennemi yaparak yerli ve emperyalist sermayeye yatırım için cazip hale getirmek Erdoğan faşizminin krizde izlediği temel politika ve amaç.

Sermayenin kanlı yumruğu Erdoğan faşizminin bu amacına karşı işçi sınıfı ancak eylemlerini genel grev hedefine bağlarsa başarılı olabilir.

Eylemler şimdilik büyük kentler ve kent merkezleri ile semt merkezlerinde gerçekleşiyor. Eylemleri semtlerde yaygınlaştırmak ve kitleselleştirmeye çalışmak hareketin işçi ve yoksul kesimlerin yaşam alanlarında kitleselleşmesini sağlayabilir.

Eylemler elektrik-gaz faturalarını yakma, ödememe biçimleri ve zamları geri aldırtma, kira-elektrik-yakacak-kent ulaşım bedelini yoksul aileler için iktidarın karşılaması  talepleriyle geliştirilebilir.

Öğrencilerin ‘barınamıyoruz’ eylemleri bu kriz koşullarında  yaygınlaştırılabilir. Ayrıca akademideki tasfiyelere ve faşistleştirmeye karşı taleplerle eylemlere seferber edilebilir.

Kadın hareketi, kadın işçilerin ve semtlerde kadınların eylemlere seferber edilmeleri üzerine yoğunlaşabilir.

Erdoğan faşizminin krizin yükünü işçi sınıfı ve ezilenlere yüklemesine karşı genel grev, genel halk direnişi hedeflenmeli.
Kürt halkı ve yoksulları, yoksulluğun ve işsizliğin en ağır cenderesine itilmiş olmalarına karşı metropollerde ve Kürdistan kentlerinde eyleme geçirilmeli.

HDP ve HDK, bu kez Gezi’deki tavrından farklı tavır takınmalı, harekete geçme insiyatifini şimdiden başlatabilmeli.

Eylemleri örgütleme ve yaygınlaştırmada emekçi sol partiler, işçi sınıfından yana sendikalar, demokratik kitle örgütleri, kadın ve öğrenci örgütleri, hali hazırdaki BMG ve diğer ittifaklar,   birlikte hareketi geliştirmenin örgütsel koordinasyonunu oluşturmalı.

Yoldaşça tartışma ve kolektif kararlar alma, kitleyle birlikte karar alma yöntemlerini geliştirmeli. Kitlelerden yeni katılanları hızla görevlendirebilmeli.

Bu mücadele tabii ki Erdoğan faşizmini yıkmayı hedeflemeli. Faşizme ölüm halk iktidara şiarı, benzeri şiarlar eylemin giderek başat şiarı haline gelebilmeli.

Bu mücadele aynı zamanda Millet İttifakı’nın gerici parlamenter restorasyon hedefiyle hegemonya mücadelesidir.

Bu mücadele Erdoğan faşizmine karşı can bedeli yürütülen direnişin, halk hareketiyle buluşturulması, faşizmi yenmeyle, demokratik devrimci iktidarı kurmayla taçlandırılması mücadelesidir.

Erdoğan faşizminin tehditleri ve burjuva muhalefetin öcü göstererek engelleme çabası, faşizme karşı genel grev, genel direniş yolunda eylemleri geliştirmeyi engellememeli.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.