Kardeşlik
Nurettin DEMİRTAŞ yazdı —
- Dayatılan komplo karşısında direnenlerin birliği gerçek anlamda “kardeşlik” kavramını karşılıyor. Devletlerin dilindeki sahte söylemi de deşifre eden bir süreç yaşandı.
NURETTİN DEMİRTAŞ
Rojava direnişi, evrensel bir kardeşlik anlayışını ortaya çıkardı. Kardeşlik, devletlerin dilinde ne kadar çıkarcı ve rijit duruyorsa halkların dilinde o kadar güzel ve anlamlıdır.
Kardeşlik, benimsenen ortak değerler ve bu değerler için birbirini sahiplenmekle gerçekleşir. Dünya Rojava Günü vesilesiyle halkların ortak değerler için birbirini sahiplendiği bir kez daha görüldü.
Rojava direnişinin dersleri çok olacaktır. Tıpkı ilk 15 Şubat komplosunun duyguları yaşandı, o dönemdeki gibi büyük halk eylemleri gerçekleşti. Rojava’da insanlık savunuldu. Yeni özgür dünya, Rojava şahsında direnişe geçti. Tüm ilerici insanlık Rojava etrafında kardeşleşti. Dünya Rojava Günü tüm insanlığın demokrasi, özgürlük ve dayanışma günü oldu.
Yıkıcı olmayan direniş
Rojava’ya desek eylemlerinin önemli bir özelliği onu farklı kıldı: Yıkıcı olmayan bir direniş!
Direngen ve yapıcı karakteriyle kadınlar her yerde öncüydü. Enternasyonaller, Rojava’ya ve Nisêbîn’e gitti. Silêmanî’den Zaxo’ya kadar her yerde halkın tarihi direnişi yaşandı. Başûr gençleri direnişe katıldı, şehit verdi.
Bu direniş, sadece Kürt ulusal birliğiyle sınırlanmayacak derin anlamlara sahiptir. Kuşkusuz Kürtler arası birlik için hayati önemdedir, Rojava bunun için tarihi bir çağrı oldu ve en güçlü şekilde cevaplanmasına ihtiyaç vardır. Ebette Kürt birliği başka halklara karşıtlık üzerinden geliştirilemez. Hele ki Arap halkına karşı tepki örgütlemek isteyenlerin feyz alabilecekleri bir zemin değildir. Demokratik ulus anlayışı bu direnişlerin bayrağı oldu.
Aydınların ve sanatçıların direnişe destekleri de azımsanmayacak düzeydeydi, sanat ve edebiyat dünyasının demokrasi ve özgürlük istemi Rojava şahsında dile geldi.
Her halktan sanatçılar bu direnişe destek verdi. Rojava’da bizzat direniş cephelerinde yerlerini aldılar. Avrupa’da her gün eylemdeydiler. Hepsini temsilen bir grup sanatçı Rojava’daki direnişçileri ziyaret etti. Türkiye’de Özgürlük İçin Sanat İnsiyatifi sürece sessiz kalmadı. Bundan sonra sanatlarıyla halklar arasında köprü olmamaları için hiçbir neden yoktur.
Sanatın inşa edici, yapıcı karakteri direnişi büyütür, savaşların önüne geçebilir. Yıkıcı olmayan ve her türlü yıkıcılığın önüne geçen bu direniş tarzı, sanatın ve birlikte sanat yapmanın önünü de sonuna kadar açıyor.
Halk eylemleri sayesinde
Yıkıcı devrim anlayışının aşıldığının en önemli göstergesi olan bu büyük halk eylemleri sayesinde demokratik ulus ve enternasyonal direniş şimdi her yerde komünlerin örgütlenmesiyle ete-kemiğe bürünerek kalıcı sonuçlar doğurabilir.
Rojava direnişinde açığa çıkan komünal ruhla şimdiye kadar yeterince gündemleşmeyen toplumsal inşaya yönelme zamanıdır. “Barış olsun sonra toplumsal inşa yapılır” dememek gerekir. Barışı sağlayacak olan ve her türlü saldırıyı karşılayacak olan çalışma budur. Uzlaşma adına masadayken bile vahşice saldırılar durdurulmadı. Demokrasi ve özgürlük için toplumsal inşadan daha büyük bir güvence yoktur.
Öte yandan direnişe dayalı diplomasinin nefes aldırabildiği görüldü. Rojava yöneticilerinin uyardığı gibi her şey olup bitmiş değildir. Daha büyük planların bir parçası olarak gündeme getirilen Rojava saldırıları, halkın muazzam direnişiyle geriye çekildi ve entegrasyon açısından önemli bir anlaşmaya varıldı. Pratikleşmesi yine halkın örgütlü ve direngen duruşuna bağlıdır.
Acaba hile mi yapılıyor diye soranlar da haksız değildir fakat bu sorular büyük bedellerle sergilenen direnişin gücüne gölge düşürmemelidir. Şüphe tedbiri getirir, iyidir ama bu gelişmelerin kendiliğinden olmadığı, büyük bedellerle ve dünya çapındaki direnişlerle gerçekleştiği unutulmamalıdır.
Soykırım savaşıyla dayattı
Devlet ve egemenlik mantığı, Rojava Devrimi karşısında kendisini tüm çıplaklığıyla hem de vahşi bir soykırım savaşıyla dayattı, dayatıyor. Bu zihniyeti terk etmezlerse Suriye’de kalıcı olmaları mümkün değildir. Kalıcı olan, halkların demokratik değerleridir.
Yaşananlar bir yönüyle devlet ve komün (toplum) karşıtlığını tüm açıklığıyla ortaya çıkardı. Kapitalizmle insanlığın mücadelesinin özü budur. Sonuçta yaşam tarzları arasındaki mücadeledir.
Neye evrileceği net değil
Halklara dayatılan komplo karşısında direnenlerin birliği, gerçek anlamda “kardeşlik” kavramını karşılıyor. Devletlerin dilindeki sahte söylemi de deşifre eden bir süreç yaşandı.
Tarihte kendilerini kardeşler hareketi olarak sunanlar vardır. Adları gibi yaşamayı esas alan İhvan-ı Safa “arınmış kardeşler” veya “gönlü temiz kardeşler” anlamına geliyor. Adlarını Kelile ve Dimne hikayelerinden aldıkları varsayılır. Orada çeşitli canlıların bir avcıdan kurtulmak için dayanışma içine girmeleri anlatılır. Birbirleri için hayatlarını adarlar. Başarıya ulaştıklarında “hepimiz İhvan-ı Safa’yız” derler. Kardeşlik böyle olur.
Bedelleri ağır olan ve halen neye evrileceği net olmayan sürecin bir kazanımı da bu birlik ve kardeşlik anlayışıdır.
Ziyad kardeşliği, Denîz kardeşliği, Rojava kardeşliği, Kezî kardeşliği… Ve bu böylece -direnişin sürekliliği sayesinde- evrensel kardeşliğe dek sürüp gider.
