O can verecek sen oy? “Oy dayê oy babo oy!”

Veysi SARISÖZEN yazdı —

12 Mayıs 2022 Perşembe - 23:30

  • Türk seçmen bilmeli ki, Erdoğan’ın Pirus zaferine dua etmesinin sonunda “vatanı” bölünecektir. Eger Türk seçmen “vatanının” bölünmesini istemiyorsa savaşa dur demelidir.

Bugünün temel meselesi Zap-Avaşîn savaşına Kürt halkının bütün gücüyle katılması, herkesin elinden geleni yaparak işgalcilerin yenilgisi için çalışmasıdır. 

Her evde en bilinçli Kürt genci aile efradına şu soruyu sormalıdır: Gerilla bizim için can veriyor, biz ne veriyoruz? 
İkinci temel mesele, Zap-Avaşîn savaşına Türk halkının dikkatini çekmek, onun gelecek seçimlere odaklanan ilgisini aynı zamanda bu savaşın muhtemel sonuçlarına yöneltmek. 

En önemli sonuç, savaş koşullarında faşist rejime karşı seçim zaferinin imkansızlığı, hatta seçimlerin yapılmasının bile hayal olmasıdır. 

Seçim zaferinin hayal olmasıyla ilgili, tekrar da olsa birkaç söz: 
Muhalif Türkler eğer Kürt halkının kaderini belirleyecek bu savaşı destekler ve Erdoğan da bu savaşta kanlı bir zafer kazanırsa, Altılı Masa Partileri, eğer yapılırsa bu seçimde Kürt seçmenden oy değil, hava alırlar. Savaşı yürüteni devirip, savaşı yürütecek olanları seçmek gibi bir mecburiyetleri yok. Aşağıda Altılı Masa’nın Cingöz Recai taktiğini açıklayacağım. Ama samimiyetle Erdoğan rejiminden kurtulmak isteyen Türk seçmene bir çift lafım var: Kürt halkını kendi kaderiyle baş başa bıraktığınız zaman, Kürt halkı da sizi kendi kaderinizle baş başa bırakabilir. 

O halde, fıtratınıza ne kadar aykırı olursa olsun, Erdoğan’ı bu savaşta desteklemeyeceksiniz. Açık bir tutum alacaksınız. Eğer seçimi kazanmak ve Erdoğan’ın yerine içinizden birini Başkanlık koltuğuna oturtmak istiyorsanız bir an önce Irak ve Suriye topraklarının işgal edilmesine, tıpkı Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline nasıl karşı çıkıyorsanız, tastamam öyle karşı çıkacaksınız.

Türk seçmen harekete geçmeli. 
Ya Altılı Masa Parti şefleri? 
Onlar savaşa karşı çıkmıyorlar. 
Neden karşı çıkmıyorlar? 
Çünkü tabanları ne kadar bu rejimden kurtulmak için çırpınıyor olursa olsun, Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak istemiyorlar. 

İstemiyorlar ama “ister” gibi yapıyorlar.  Savaşta ve HDP’yi kapatma operasyonunda rejimle tam bir ittifaka giriyorlar. İttifaka girince Kürt seçmeninin parçalanacağını, bir kısmının sandıktan uzaklaşacağını, bir kısmının “bağrına taş” basıp oy vereceğini ve bu bölünme sonucu Erdoğan’ın yeniden kazanacağını hesaplıyorlar. Bu ince bir hesaptır: Hem HDP’yi bölecekler, hem de ardından “PKK demokrasiye ihanet etti, Erdoğan’a destek verdi” şarkısının güftesini ve bestesini piyasaya sürecekler. 
Sizi gidi cambazlar sizi… 

Gelelim desteklediğiniz Erdoğan’ın –Allah muhafaza- bu savaşta zafer kazanırsa doğacak ikinci sonuca… 
Şunu bilin: Böyle bir zafer Pirus zaferi olur.  

Nedir Pirus zaferi? Anlatayım. MÖ 279 yılında Kral Pirus Roma’ya saldırdı. “Zafer” kazandı. Bu öyle bir zaferdi ki, Pirus Roma’yı yenmiş ama her şeyini ve tüm ordusunu kaybetmişti. Böyle yıkıcı zaferlere o günden beri, yenilgiye yol açan zafer anlamında Pirus zaferi denmekte. 

Erdoğan Kürt halkına karşı Pirus zaferi kazandığı zaman ne olur? “Vatanım bölünmesin” diyen Türk seçmene duyurayım: Türkiye birkaç yıl içinde bölünür. Pirus zaferi “Ortak Vatan”ı havaya uçurur. Kürt ulusu yeniden gerillayı küllerinden doğurur ve siz de “Kürtlerle etle tırnak gibiyiz, kız almış, kız vermişiz” diyerek bölünmeme hayaline veda edersiniz.  

“Çanakkale zaferini” hatırlayın. Her yıl anıyorsunuz. Çanakkale zaferinin sonucu ne oldu? Osmanlı İmparatorluğu paramparça oldu. Üçüncü Dünya Savaşı koşullarında PKK’yle savaşmak ve onu yok etmeye kalkmak, bu süreçte bir zafer kazansa bile Türk devletinin yeniden parçalanmasından başka sonuç doğurmaz. Gerillaya karşı Zap’ta zafer peşinde koşan Türkler, Gerilla’nın yalnız Zap’ta olmadığını, bütün parçalarda silah elde savaştığını, aynı zamanda da kırk-elli milyonluk Kürt halkının bağrından her şehitten sonra yeniden ve yeniden doğduğunu unutmamalı.  

Özetle, Türk seçmen hayal aleminden uyanmalı. Sizi temsil eden Altılı Masa Partileri Erdoğan’a karşı seçimi kazanmak istemiyor. Onların amacı TBMM’de güçlenmek ve daha da derinleşecek krizle Erdoğan’ı baş başa bırakmak, “önümüzdeki seçime bakalım” demek. O nedenle savaşa destek veriyor, Kürt seçmenin sandıktan uzaklaşması için elden geleni yapıyor. Eğer Türk seçmen Kürt seçmenin sandıktan uzaklaşmasını istemiyor ve Erdoğan rejimine son vermek istiyorsa, bütün gücüyle bu halkın yanında yer almalı ve savaşta işgalciliğin yenilgisi için her şeyi yapmalı. 

Daha önemlisi, Türk seçmen bilmeli ki, Erdoğan’ın Pirus zaferine dua etmesinin sonunda “vatanı” bölünecektir. Eğer Türk seçmen “vatanının” bölünmesini istemiyorsa savaşa dur demelidir. Türkiye’nin NATO’nun güdümünde Üçüncü Dünya Savaşı macerasına sürüklenmesini önlemelidir. 

Türklerin ne yapması gerektiğini yazdık. Yeniden başa dönerek Kürtlerin ne yapması gerektiğiyle ilgili yazdığımızı tekrar edelim:  

“Her evde en bilinçli Kürt genci aile efradına şu soruyu sormalıdır: Gerilla bizim için can veriyor, biz ne veriyoruz?”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.