Paylan az söylemiş Kohen öz söylemiş 

Veysi SARISÖZEN yazdı —

29 Eylül 2020 Salı - 23:00

  • Çözüm nedir? Federasyondur. Barışçıl yoldan hem Kıbrıs Türklerinin, hem de Karabağ Ermenilerinin federal ya da özerklik temelinde kendi kendilerini yönetme hakkını elde etmelerindedir. Tıpkı Kürtlerin bütün parçalarda böyle haklar temelinde kendi kendilerini yönetmeleri gibi… 

Manşet şöyle: “Garo Paylan’dan skandal sözler: Tek suçlu Türkiye ve Azerbaycan.”

Garo Paylan gerçekte ne dedi? Okuyalım:

“Karabağ’da, Ermenilerin Azerilere saldırdığı iddia ediliyor. KKTC’nin, Kıbrıs Rum Kesimi’ne saldırma olasılığı neyse, Karabağ da Ermenilerin Azerilere saldırma olasılığı odur. Karabağ’da mevcut durumu değiştirmeye çalışan Azerbaycan ve Türkiye’dir Savaşta yine önce hakikat ölüyor.”

Ortada skandal yok. Gerçek var. 

Gerçek de şu: Azerbaycan uzun bir hazırlıktan sonra Dağlık Karabağ’ın 1926 yılında elde ettiği “özerk bölge” statüsünü, Sovyetler yıkıldıktan sonra ise ilan ettiği “devlet” statüsünü yok etmek üzere harekete geçti.

Bu satırları okuduğunuzda aklınıza sanırım bir şeyler geliyor.

Yani Kıbrıs.

Birkaç ekleme yapayım.

Azerbaycan bugüne kadar neden KKTC’yi tanımadı? Ve Türk devleti “soydaşlığa sığmayan” bu duruma neden sesini çıkarmadı?

Çok açık. Şu anda Dağlık Karabağ’ın durumu Kuzey Kıbrıs Türk Devleti’nin durumundan farklı değil. Azerbaycan dünyada TC dışında hiçbir devletin tanımadığı KKTC’yi tanıdığında, başka devletlerin de Dağlık Karabağ’daki Ermenistan dışında hiçbir devletin tanımadığı devleti tanıyacağını bildiği için KKTC’yi tanımaz, tanıyamaz. 

O halde?

Türk devleti Azerbaycan’ın Dağlık Karabağı kendi topraklarına savaş yoluyla katmasını destekleyerek ne yapmış oluyor?

Kıbrıs adasının BM’de temsilcisi olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin KKTC’yi silah zoruyla yeniden Kıbrıs Cumhuriyetine katmasına itiraz imkanını kaybediyor. Ulusalcılara duyurulur.

Kıbrıs’taki sorunla Azerbaycan’daki sorun birbirine çok benziyor.

Çözüm nedir?

Federasyondur. Barışçıl yoldan hem Kıbrıs Türklerinin, hem de Karabağ Ermenilerinin federal ya da özerklik temelinde kendi kendilerini yönetme hakkını elde etmelerindedir. Tıpkı Kürtlerin bütün parçalarda böyle haklar temelinde kendi kendilerini yönetmeleri gibi…

İyi de bu çözümün bölgedeki en büyük düşmanı kimdir?

Türk devletidir. 

Türk devleti Rum düşmanıdır. Daha TC kurulmadan önce, 1919 yılında Pontus’da, yani Karadeniz’de, Rum soykırımı gerçekleşti. Cumhuriyetin kurulmasından sonra da 6-7 Eylül pogromuyla Türkiye’deki son Rum nüfus neredeyse tümüyle sürgün edildi. Bu tarihi gerçek şunu anlatıyor: TC, Kıbrıs’ta çözümden değil, ilhaktan yanadır. Şu günlerde Lozan’ı “teslimiyet anlaşması” olarak ilan edip, Yunan adalarında hak iddiasında bulunuyor. 

Türk devleti Ermeni düşmanıdır. 1915 soykırımını dünyanın çoğunluk ülkeleri resmen tanıyor. Ve bu devlet, tarihindeki bu kanlı soykırım suçunu unutturmak adına olsun, Azeri-Ermeni anlaşmazlığından uzak durmak yerine, Ermenistan’a karşı savaş kışkırtıcılığı yapıyor ve DAİŞ artığı çeteleri Ermenilere karşı savaşa sürüyor. 

Buraya kadar konuya bizim cepheden yaklaştık ve bu savaşta asıl suçlunun Azeri ve Türk devletleri olduğunu ilan ettik. 

Karşı cephede de acaba bizim gibi düşünenler var mı?  

Türk dış politika yazarlarının önde gelen ismi Sami Kohen’dir. Acaba Sami Kohen Azeri-Ermeni çatışmaları hakkında ne diyor? Dün Milliyet’te şöyle yazdı:  

“Pazar sabahı Dağlık Karabağ hudut hattında ilk ateş açan tarafın kim olduğu, bundan önceki olaylar gibi, tartışma konusu. İki taraf da birbirini suçlamaya devam ededursun, gerçek şu ki, bu kez savaş için bir hazırlık hali vardı.

Azerbaycan tarafı bu ilk çatışmadan yararlanıp cephede bazı kazanımlar elde etti. Bu kez Azerbaycan artan askeri gücünü ve işgal altındaki topraklarını kurtarma kararlılığını göstermek fırsatını buldu.

Nitekim Bakü’de ve Ankara’da yetkililer, artık sahada durumun değiştiğini, Azeri ordusunun geçmiş yıllardan farklı, çok daha modern silahlarla donatılmış, çok iyi yetişmiş bir güç oluşturduğunu beyan etmekte gecikmediler.

Bu durum, Azerbaycan’ın şimdi daha büyük bir özgüvenle daha dinamik bir strateji izlemesini sağlıyor. Diğer bir deyişle, Azerbaycan artık Ermenistan’a karşı “güç politikası”nı hayata geçiriyor.

Ermenistan’ın “oldu-bitti” politikası ve Azeri topraklarını bir kısmının işgali günümüze dek sürmüştür. İşte bunun yarattığı hayal kırıklığı ile Azerilerin sabrı tükenmiş, son zamanlarda sağladığı güç üstünlüğünü kullanmak zamanının geldiğine karar vermiştir.”

Sami Kohen şu anda yaşanan savaşa Azerbaycan’ın başlattığını, anlaşmazlığı savaş yoluyla çözmeye Aliyev hanedanının karar verdiğini, Medyanın kirli havuzunda yüzerken bundan daha açık yazamazdı.

Ama yazdı.

Azerbaycan şu anda nüfusu yüzde yüz Ermeni olan Karabağ’da Türk devleti ile birlikte jenoside hazırlanıyor. 

Karabağ Azerbaycan topraklarının içinde, dört yanı çevrili. Sivil halkın çekilebileceği tek bir karış dost toprak yok.

Saldırganları durdurmak gerekiyor.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.