Promethe’nin özgürlüğü

Nurettin DEMİRTAŞ yazdı —

25 Ekim 2020 Pazar - 20:03

  • Türk faşizmi ve işbirlikçileri kadar onların asıl sahibi olan küresel kapitalizmle savaşmak gerekiyor. İşte KCK’nin başlattığı hamlenin böyle bir anlamı vardır.

Mitolojinin en temel karakterlerinden olan Promethe’nin tutsaklığı ve çektiği çileler bilinir ama sonrası da çok önemlidir. Çünkü Promethe sonsuza kadar o kayalıklarda tutsak kalmamış, kurtarılmıştır.
Promethe’yi zincirlerinden kurtaran kişi Herakles’tir. “Zeus tahtından düşmedikçe benim işkencelerimin sonu yoktur ve Zeus’u yenebilecek tek kişi Promethe’dir” diye düşünmüş de ondan.
Zeus’u yenebilirmiş çünkü Promethe’nin geleceği görme yeteneği varmış! Zaten Promethe adının anlamı da “önceden düşünen, geleceği görendir.” Kardeşi Epimethe’nin isim anlamı ise “yaptığını düşünen” ya da “geçmişi gören-sorgulayandır.” Her iki özelliği kendisinde birleştiren Önder APO’nun oluşturduğu tarihsel özgürlük bilinci egemenlik sistemlerinin korkulu rüyasıdır. O bilinç halka taşırılmakta, evrensel nitelik kazanmaktadır. Çağdaş Promethe tüm insanlık tarafından her geçen gün daha çok sahiplenilmektedir.
Promethe zincirlerinden kurtulur kurtulmaz, ilk iş olarak, bağlı olduğu kayalıklarda her gün ciğerinden bir parça koparıp yiyen Zeus’un kartalını parçalamak olmuştur. Küresel kapitalizmin Gladio sistemi Zeus’a benzetilebilir; bu durumda Türk devleti de onun kanlı kartalı oluyor. İkisi birlikte bir soykırım makinası olarak işliyor. Bunun için Türk faşizmi ve işbirlikçileri kadar onların asıl sahibi olan küresel kapitalizmle savaşmak gerekiyor. İşte KCK’nin başlattığı hamlenin böyle bir anlamı vardır.
Bu mücadelenin çok önemli bir zemini, küresel kapitalizme karşı küresel demokrasi hareketi için yapılan girişimlerle oluşturulmuştur. İçinde bulunduğumuz hamle sürecinin en değerli hedeflerinden biri bu hareketin ete-kemiğe büründürülmesi, örgütlü ve eylemli hale getirilmesi olacaktır. Bunun için kaybedecek zaman yoktur çünkü küresel faşizm kapıdadır!
Promethe’yi zincirlerinden kurtaran Herakles son bir komployla karşılaşmış ve bunu aşamayınca komployu kendisiyle birlikte yok etmiştir. Olay şöyledir: Herakles’e hediye edilen zehirli bir gömlek vücuduna yapışıp kalmış ve sürekli olarak ona eziyet vermiş, sonsuz büyük acılar içinde kıvranmasına yol açmıştır. Tüm çabalarına rağmen gömleği çıkaramayınca neticede onu ateşe vermiş, gömlekle birlikte yok olmuştur. “İçinde yaşama hakkımızın olmadığı bir dünyayı başınıza yıkarız” sözü belki de bu gerçekliği anlatıyor. Çünkü tüm insanlığa faşizm gömleği giydirilmek isteniyor.
Faşizmin kaba hali deşifre olduğundan şimdi yeni maskeler altında geliştirmeye çalışıyorlar. Faşizm tek tip düşünce ve sürü kitle demektir. Bunun küresel düzeyde geliştirildiği bir süreci yaşıyoruz. Biyolojik saldırı, küresel panik, dijital hegemonya, sanallık tuzakları, kirli savaşlar, nükleer tehditler, kadın kırımı, ekonomik çöküş ve ekolojik felaketler temelinde geliştirilen derin kaos bunun içindir; bu temelde küresel faşizme giden yollar döşenmektedir. Birden ve açıktan yapamazlar çünkü Ekim devrimi gibi toplumsal patlamaların gelişmesinden korkuyorlar. Temkinli halde, adım adım geliştiriyorlar. Merkezinde Ortadoğu ve Kürdistan vardır. Küresel mücadele için bu durumun etraflıca anlaşılması gerekir. İnsanlığa giydirilmek istenen soykırım ve faşizm gömleğini parçalayacak hamleyi sadece bazı sembolik günlere sığdıramayız; direnişi küresel düzeyde süreklileştirmeliyiz! Önder APO’nun direnişindeki evrensel karakter tüm insanlık adına umut yüklüdür. Bunu anlatan değerli bir şiir vardır. İşte Goethe’nin Zeus’a karşı Promethe için yazdığı o şiirden bir bölüm:

“Yoksa sen beni
Yaşamaktan bıkar mı sandın?
Kaçar çöllere gider mi sandın
Açmıyor diye düş̧ tomurcukları?

Bak işte yerli yerindeyim;
İnsanlar yetiştiriyorum bana benzer
Bütün bir kuşak benim gibi,
Acılara katlanarak ağlayacak,
Gülecek, sevinecek,
Ve aldırış̧ etmeyecek sana
Benim gibi!”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.