Siz İmralı’da sanıyorsunuz; Apo Newroz alanlarındaydı 

Veysi SARISÖZEN yazdı —

21 Mart 2021 Pazar - 22:30

  • Bu Newroz barış günlerinde kutlanan Newroz değildi. Bu Newroz gözünü kırpmadan faşist teröre karşı savaş ilanıydı. Halk kendi bağrından doğurduğu Apo için, Demirtaş ve Yüksekdağ için, Gergerlioğlu için, PKK için, HDP için, dağdaki çocukları için faşist rejimin üstüne yürüdü.  

Bu Newroz başka bir Newroz.

Halk Amed’de, Wan’da, Cizîr’de, tüm Kürdistan’da, İstanbul’da, Türkiye’de ölümü, tutuklanmayı, koronaya kurban olmayı göze alarak alanlara yürüdü. Erdoğan ve Soylu Kürt şehirlerini yerle bir ettikten, insanları bodrumda diri diri yaktıktan, on bin insanı hapse attıktan, Kürt halkına meydan okuyarak Kürt Halk Önderi Öcalan’a karşı İmralı işkencesini küstahça uyguladıktan, ona karşı bir suikast hazırlığı içinde olduklarını alçakça ilan ettikten, HDP’li vekillerin dokunulmazlığını kaldırıp, hapse attıktan, Gergerlioğlu’nu sözüm ona “Gazi Meclisi” polisle basıp, sabah namazından yaka paça, darp ederek gözaltına aldıktan, HDP’ye karşı kapatma davası açtıktan, İstanbul Sözleşmesini utanmadan gece yarısı korkakça feshettikten ve korona virüsünün Kürdistan’da “özgürce” yayılmasıyla halkın canına kastettikten sonra Newroz alanlarının “ıssız” kalacağını sandılar ve “izin verelim de boylarının ölçüsünü alsınlar” dediler.

Faşist rejim “boyunun ölçüsünü” aldı.

Şimdi alanları sevinç gözyaşlarıyla izledik. Orada gözlerinde korkunun zerre kadar eseri olmayan insanlar, faşist devlet terörüyle sinen Türkiye’ye “direniş ruhu” aşıladı. İlk bakışta Newroz alanında halay çeken, sanatçılara eşlik ederek türküler söyleyen insanların “bayram” havasında olduğunu sanabilirsiniz. Ama o halaylarda Kürt’ün ayakları toprağa bir başka vurdu. Faşist rejiminin sarayında duvarların depreme tutulmuş gibi sardırdığından eminim. Türküler ve zılgıtlar Saray’ın camlarını zangır zangır titretmiş olmalıdır. 

Çünkü bu Newroz barış günlerinde kutlanan Newroz değildi. Bu Newroz gözünü kırpmadan faşist teröre karşı savaş ilanıydı.

Her Kürt hanesinde bir şehidin, her Kürt hanesinde bir tutsağın ve her Kürt hanesinde Kürt Halk Önderinin bir resmi ve zulalarda bir PKK bayrağı duruyor. Newroz alanına yürüyenler “bayram çocukları” değil. Kürdistan’ın her parçasına savaş açan sömürgeci, emperyalist, ırkçı rejime karşı hepsi birer “şehit adayı”, “tutsak adayı” olduğunu cesaretle ilan eden ve Kürt Halk Önderi’nin canını can vererek korumaya yeminli Kürt gençleri, kadınlarıdır.

Birçok kişi bu Newroz gününü büyük bir endişe ve korkuyla bekliyordu. Örneğin Ahval yazarları rejimin Newroz’u kana boyayacağını bir haftadan beri büyük bir korkuyla açıklıyorlardı. Kanlı tertip hazırlıkları kulaktan kulağa yayılıyordu. Öcalan’la ilgili haberler bir kanlı provokasyonun hazırlandığına işaret ediyordu. Newroz kutlamalarına “izin” verilmesi birçok insanda “ne yapmak istiyorlar” sorusunu doğuruyordu. 

Newroz alanları işte bu “korku” ortamını yıkıp geçti. Halk her türlü kanlı saldırının yapılacağını kendi deneyleriyle bildiği halde alanlara yürüdü. 

O nedenle bu Newroz başka bir Newrozdur. 

Halk kendi bağrından doğurduğu Apo için, Demirtaş ve Yüksekdağ için, Gergerlioğlu için, PKK için, HDP için, dağdaki çocukları için faşist rejimin üstüne yürüdü. 

Şimdi herkes bu Newroz’un anlamını çok iyi düşünmelidir. 

Önce faşist rejim… HDP’yi kapatmadan önce bu halkın iradesine bakın. Öcalan’la ilgili menfur planlarınızı bir saniye gecikmeden yırtıp atın. Türkiye’nin başına iş açmak üzeresiniz.

Sonra muhalefet… Vazgeçtik Newroz gibi bir devrimci direnişi, tek bir miting yapmaktan acizsiniz. Kendi tabanınızı, partinizin nutuklarını dinlemeye mahkum ettiniz. Türk milletini, tıpkı Nazi Almanyası’nda kaderini boynu bükük bekleyen Yahudi halkının teslimiyetçi ruhuyla faşist kasapların insafına terk ettiniz. Ve hala Türk faşizmiyle savaşacağınıza bu faşizme “Kürt çocuklarına zorla Andımızı okutun, ‘Türküm’ diye bağırttırın” demektesiniz. 

Nihayet Batı’ya… Sizden “yardım ve dayanışma” isteyen yok. Erdoğan’ı desteklemekten vazgeçin yeter. Çünkü bunun acısını Türkiye halkları çekiyor. Buna hakkınız yok. Erdoğan faşizmine olan desteğinizi kestiğiniz gün Türkiye’nin demokrasi güçleri faşizmi yerle bir eder.  

Bir de HDP’ye… Her bijî HDP! TBMM’yi direniş alanı haline getirdin. Ayağının tozuyla Newroz alanına koştun. Nazi Almanyası’nda komünistlerin, sosyal demokratların, Hıristiyan demokratların yapamadığını yapıyorsun. Hiç mi kapatılmaktan, hapse atılmaktan korkmuyorsun? Can Yücel yaşasaydı, seni afacan bir çocuğa, benim ahbabım “Quto”ya benzetir ve “Aşk olsun sana çocuk aşk olsun” derdi. 

Şu anda yazımı yazarken bir gözüm Medya TV ekranlarında. 

“Bu halk Öcalan’ı da korur ve özgürleştirir, faşist rejimi de yıkar, demokratik ulusu da yaratır, demokratik konfederal Ortadoğu ortak evini de kurar, kadın özgürlükçü, ekolojik, komünal yepyeni bir insanlık hayalini de hayata geçirir” diyerek yazımı bitiriyorum.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.