Trump seçimi tanımıyor Erdoğan hiç tanımaz 

Veysi SARISÖZEN yazdı —

7 Ocak 2021 Perşembe - 23:00

  • ABD rezil duruma düştüyse, biz, Türkiye beterine yuvarlanırız. Trump  Kongre oturumunu bastıysa Erdoğan iç savaş çıkarır. O nedenle seçimlere hazırlık, sabahtan akşama kadar “Erdoğan istifa” denerek yapılır.

Seçimi kaybedeceği çok önceden ortaya çıkan bir adamın seçimler esnasında ve seçimlerden sonra seçim sonuçlarının kesinleşmesi süreci boyunca “Başkan” olarak kalmasının nasıl bir sonuç doğurduğu, küresel güçlerce “demokrasinin merkezi” sayılan Amerika’da dramatik bir şekilde ortaya çıktı.

Trump Amerika’daki “denge ve denetim” mekanizmalarının işliyor olması yüzünden oy verme sürecine yeterince müdahale edemese de, Amerikan mevzuatı gereği kaybettiği seçime rağmen hala Başkanlık koltuğunda oturduğu için, Senato’nun seçim sonuçlarını resmen onaylamasını önlemek üzere halkı kışkırttı ve ayaklanmanın başına geçti.

Amerika böyle… Türkiye nasıl?

İşlediği suçlar yüzünden ölene kadar koltukta oturmak zorunda olan Trump’ın seçimleri kaybedeceği kesinleşmişken ve kaybettikten sonra hala Başkanlık koltuğunda oturuyor olmasının nasıl sonuçlar doğuracağı Amerika’da bir nebze ortaya çıktı. Trump “seçimle gitmeme” yolunun yolcusuydu ve işte böyle “seçimle gitmemek” için ülkesinin altını üstüne getirdi.

Erdoğan Trump’la kıyaslanamaz. O, 18 yıldır iktidarda. İktidardan gitmemek için göze almayacağı hiçbir ihanet, alçaklık ve namussuzluk yok. Bu adam kendi ordusuna karşı darbe yapmıştır. Generallerinin yarısını, kurmay albaylarının yüzde yetmişini tasfiye etmiş, çoğunu hapse atmıştır. Ve şimdi yeni bir durumla karşı karşıyayız. Haberi okuyalım:

“Resmi Gazete’de yayımlanan “Türk Silahlı Kuvvetleri, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Taşınır Mal Yönetmeliği” adlı değişiklikle TSK’ye ait silah ve taşıtların “terör, toplumsal olaylar ve şiddet hareketleri” gerekçesiyle Milli Savunma Bakanı’nın onayıyla Emniyet ve MİT’e devredilebilmesinin önü açıldı.”

Bu dehşet verici yönetmelik dün yürürlüğe girdi.

Hala TSK’ya güven duymayan, 15 Temmuz 2016’dan beri neredeyse her ay yüz, iki yüz muvazzaf subayı sözüm ona “FETÖ’cü” diyerek göz altına alan, tutuklayan ve ordudan ihraç eden Erdoğan ve tayfası, ülkede amansız bir iç savaşa var gücüyle hazırlanıyor.

“Orduyu silahsızlandırma” ve polisi ve MİT’i ordunun yerine geçirme hamlesi bu hazırlığın bir yönüyse, her hangi bir toplumsal patlama esnasında “öncüyü” yok etmek amacıyla şimdiden HDP’ye yönelik vahşi saldırı da diğer yönüdür. Şu sıralar Başbuğ’un laflarına karşı “darbe” umacısını piyasaya sürmeleriyle bu yeni yönetmelik tehlikeli hazırlığı ele vermekte.

Buradan çıkan sonuç, Erdoğan rejimini “seçimle yıkmak” isteyen güçler açısından şöyledir:

Erdoğan Başkanlık koltuğunda otururken bu ülkede seçim yapılamaz, eğer Erdoğan seçimlerde yenildiği halde, seçimler resmen onaylanana kadar hala Başkanlık koltuğunda oturuyorsa, o seçim sonuçları hiçbir şekilde onaylanamaz. Erdoğan Trump’la kıyas kabul etmez. Şu ana kadar örgütlediği illegal terör gruplarını, maaşa bağladığı mülteci silahlı unsurlarını, namütenahi cemaat mensuplarını silahlı kalkışmaya resmen çağırır, 15 Temmuz’da yaptığı gibi “alanlara toplanın” der. Orduyu tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi çökertir, onun silahlarını, tanklarını, toplarını ve uçaklarını anında polisin, jandarmanın, MİT’in emrine verir.

O halde Erdoğan rejimine seçimle son vermek isteyen muhalif güçler, bu seçimlerin Erdoğan Başkanlık koltuğunda otururken beş paralık bir anlam taşımadığını bilmelidirler. Şunu da bilmeliler: Seçimlere TBMM kürsüsünde firaklı nutuklar atılarak hazırlanmak mümkün değildir.

Nutuk atmayın demiyorum. Bununla seçime hazırlanmak mümkün olmaz diyorum. Seçime nasıl hazırlanılır:

Sokakta hazırlanılır.

Sokakta nasıl hazırlanılır? Her kafadan bir ses çıkarak hazırlanılmaz. Her kafa kendince ses çıkarmalı elbette. İşçi asgari ücrete, KHK’li işten atılmaya, yeşilci İstanbul deprem ihtimaline, anneler tutuklamalara, Kürtler tecrite, barışçılar savaşa karşı taleplerini durmaksızın haykırmalı. Herkes bunları kendi meydanlarında yaptıktan hemen sonra ve her seferinde, ortak meydana yürümeli. Ve orada şöyle denmeli: Eğer Amerikan Senatosu Trump’ı seçim öncesinde ve seçimden hemen önce azletseydi, ABD bu rezil durumla yüz yüze gelmezdi.

ABD rezil duruma düştüyse, biz, Türkiye beterine yuvarlanırız. Trump  Kongre oturumunu bastıysa Erdoğan iç savaş çıkarır. O nedenle seçimlere hazırlık, sabahtan akşama kadar “Erdoğan istifa” denerek yapılır. Erdoğan’ı istifaya zorlamayı başaran muhalefet, ertesi gün, tarihin en demokratik seçimini yapar. Seçimi demokrasi, barış ve refah güçleri kesinlikle kazanır.

Erdoğan’la seçim olmaz.

Erdoğan’la yapılan seçimden demokrasi doğmaz.

Trump’a bakın Erdoğan’ın iç savaş hazırlığını anlayın…

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.