Tuhaflıklar labirenti

Veysi SARISÖZEN yazdı —

  • Zeki ve filozof... Bu iki kelime, bir insanın sahip olduğu iki niteliği dile getiriyor: Zeki insanın zeki olduğunu söylemek övgü değil, gerçeğin dile getirilmesidir.

Gazeteci Merdan Yanardağ, eğer bir mucize olmazsa tutuklanacak.

“Suçu”, Abdullah Öcalan’ı “övmek”.

Konuşmasını dinledim… “Övdü” iddiası, Yanardağ’ın sarfettiği iki kelimeye dayanıyor: “Zeki” ve “filozof”…

Bu iki kelime, bir insanın sahip olduğu iki niteliği dile getiriyor: Zeki insanın zeki olduğunu söylemek övgü değil, gerçeğin dile getirilmesidir. “Filozofluk” da nötr bir kelimedir. “Felsefeci” de diyebiliriz. Örneğin Karl Marks ve Vladimir Lenin birer filozoftu aynı zamanda. Ama anti-komünistler her ikisine “kızıl filozof” derler ve “İblisle” eşdeğer olduklarını söylerler. Ben ise hem Marks’la Lenin’in, hem de Öcalan’ın beşeriyet adına birer “kurtuluş filozofu” olduklarını düşünürüm.

Bir insan zeki olduğu söylenerek övülmez. Zekasını hangi amaçlar için kullandığına bakılır. Eğer Merdan Yanardağ “Öcalan zekasını insanlığın saadeti için kullanan bir filozoftur” deseydi, “övme” fiilini işlemiş ve gerçekten de yerinde bir saptama yapmış olurdu.

Ya da ben “Erdoğan zeki bir hırsızdır” dediğimde Erdoğan’ı övmüş olmam. Hırsızın da, katilin de, halk düşmanının da zekisi de olur, ahmağı da.

Bir insanın zekası ölçülebilir. Bunu IQ testiyle anlarız. Yani objektif bir sıfattır zeki oluş. Filozofu anlamak ise çok daha kolaydır. Felsefi düşünceleri ve kitapları varsa, kendine özgü bir felsefi sistem kurmuşsa, okur okumaz onun filozof olduğunu anlarız.

Haydi gelin bir de “samimi” sıfatına bakalım. Bu sıfat sübjektiftir. Ne tıbbi olarak, ne psikolojik olarak kesinlik taşımaz. Eğer bir insana “samimi” derseniz, onu övmüş olursunuz. Çünkü samimi olmayan bir insandan korkulur. Seni öperken ısırabilir. Yüzüne gülerken, arkandan çukurunu kazar. Samimi insana ise güvenirsiniz. Ne diyorsa odur.

“Öcalan samimidir”dediğinizde ona her insanda olmayan, hatta çok az rastlanan bir hasleti izafe etmiş olursunuz. Kelimenin anlamını açtığımızda “ Öcalan samimidir” cümlesinden“Öcalan’ın sözüne güvenilir” dediğiniz kolayca anlaşılır.

Mesela, bana kalırsa oğlu Bilal bile “babam samimidir” demeyecektir. Çünkü Erdoğan’ın Cemaatle iş tutarken de, Öcalan’la müzakere ederken de samimi olmadığını en yakından Bilal bilir. Erdoğan samimi değildir, iki ve daha fazla yüzlüdür. Bugün “ak” dediğine inansanız, yarın “kara” dediğinde kendinizi mapusta bulabilirsiniz. O derece yani. 

Mesela AKP’li vekil Galip Ensarioğlu asla “Erdoğan samimidir” demez. Neden demez, çünkü Erdoğan’ın ciğerini bilir. Galip’i sıkıştırın, Erdoğan “peygamberdir” diyecektir, ama “samimidir” demeyecektir. Ne de olsa Kurdistan’ın suyunu içmiş, ekmeğini yemiştir. “Osmanlı’da oyun çoktur” özdeyişini daha beşikteyken ninesi kulağına fısıldamıştır.

O nedenle ben Ensarioğlu’nun insan karakteri hakkındaki teşhisine güvenirim. Çünkü bu kişi, en önce kendi şahsiyetini bilir. “Samimiyetsizliğin” kişide nasıl tezahür ettiğini kendini aynada seyrederken bütün ayrıntılarıyla yüzbin defa görmüştür. O nedenle Ensarioğlu bir kimseye “samimidir” demişse, ben o kimsenin samimi olduğuna gözümü kırpmadan inanırım. Öyle ya, bir kişinin samimi olduğunu, samimiyetsizliğin ansiklopedisini yazmış bir kimseden daha iyi kim bilebilir. Galip için bunu anlamak sanılandan basittir. Herhangi bir psikolojik analize ya da gözleme ihtiyaç duymaz. Herkim ona benzemiyorsa, bilir ki, o kimse peygamberane bir samimiyet timsalidir.

İşte bu Galip Ensarioğlu “Öcalan samimidir” demiştir.

Şimdi aziz okurlar, lütfen söyleyin, “Öcalan zeki bir filozoftur” diyen Merdan Yanardağ mı Öcalan’ı övmüştür, yoksa “Öcalan samimidir” diyen Galip Ensarioğlu mu? Düşünün şu yeryüzü tarihine nice zeki ve filozof insan gelmiş ve geçmiştir. Aralarında samimi olanı da vardır, iki yüzlü, samimiyetsiz olanları da ziyadesiyle bulunur. Sizce makbul olanı hangisidir? Samimi ve zeki filozof mu, yoksa samimiyetsiz ve zeki filozof mu?

Merdan kardeşimiz Öcalan’la ilgili “nötr” bir ifade kullanmış, onu “zeki ve filozof” olarak anmıştır. Galip ise Öcalan’ın “makbul” olduğunu söylemiştir, “samimidir” demiştir. Ben bu iki kişinin ifadelerini birleştirerek benimsediğimi ifade etmek isterim, Başkan Apo, “samimi ve zeki bir filozoftur.”

Mantık böyle yazmamı gerektiriyor. Lakin Türkiye’de işler karışık. Merdan Yanardağ nezarethanede, Galip Ensarioğlu Saray’da. Sakın yanlış anlamayın. Yanardağ’ı çıkarın, Apo’yu öven Galip’i içeri tıkın demiyorum. Haşa.

Dediğim şu: Başkan Apo’nun fiziki özgürlüğünü tanıyın da bu saçma sapan işlerden kurtulalım. Merdan Tele 1’de işini yapabilsin, Galip de TBMM’de ne yaparsa yapsın.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.