Türkiye batmadan Erdoğan’ı yıkalım 

Veysi SARISÖZEN yazdı —

13 Eylül 2020 Pazar - 23:00

  • İşte Doğu Akdeniz’deki kabadayılık oyununun hazin sonu ortada. Erdoğan Fransa’ya, Yunanistan’a ve Kıbrıs’a kafa tuttu. “25 Eylül’e kadar Oruç Reis arama yapacak, sıkıysa gelin de engelleyin” dedi. Ne oldu? Bugün ayın 13’ü… Ve Oruç Reis Mersin Limanına uskuruna baka baka demir attı. 

Ne demiştik?

Türk devleti elinde top, tank, uçak ve gemi olan hiçbir ülkeyle savaşamaz.

Hatta elinde sadece kalaşnikof olan gerillalarla da “göğüs göğüse” savaşamaz. Savaşırsa ağır kayıplar verir. Van Çatak’da olduğu gibi. O nedenle gerillaya karşı on bin metreden uçan uçaklarıyla, SİHA’larıyla saldırır.

İşte Doğu Akdeniz’deki kabadayılık oyununun hazin sonu ortada. Erdoğan Fransa’ya, Yunanistan’a ve Kıbrıs’a kafa tuttu. “25 Eylül’e kadar Oruç Reis arama yapacak, sıkıysa gelin de engelleyin” dedi.

Ne oldu?

Bugün ayın 13’ü… Ve Oruç Reis Mersin Limanına uskuruna baka baka demir attı.

Attırırlar.

Oruç Reis Mersin’e ricat ederken, Türk Savunma Bakanı Akar ne yaptı? Bütün komuta kademesiyle birlikte Kaş’a gitti. Dürbünle iki mil ötedeki Yunanistan’a ait Meis Adası’nı tarassut etti. Sonra da Kaş’taki “topçu yüzbaşı Mustafa Ertuğrul Aker”i anma törenine katıldı.

Kimdi bu yüzbaşı?

Bu yüzbaşı 1917 yılında Meis Adasında demirli bir gemiyi batırmıştı. Batırılan geminin de dünyadaki ilk “uçak gemisi” olduğu iddia edilmişti. Akar “yine batırırız ha…” demeye getirmişti. Demeye getirmişti ama, bu gemiyi batırma hadisesi neyin nesiydi? Tarihe başvuralım:

“Dünya Savaşı'nın en sıcak günleri olan o dönemde resmen İtalya'ya bağlı olan Meis Adası İngiliz ve Fransız kuvvetlerinin denetimindeydi. Doğu Akdeniz geneli açısından stratejik önemi olan Meis Adası'nın işgal ve tahkimine Çanakkale'de 5. Ordu'ya komuta eden Alman General Liman Von Sanders'in 'çok gizli' emriyle karar verildi. Bu emir çerçevesinde 4 adet 7,7'lik Alman yapımı Erhard dağ topu olan küçük bir batarya ile Aydın'dan Kaş'a intikal ettirildi. Başlangıçtaki plan adanın alınması olmakla birlikte, cephede bunun imkânsızlığına kanaat getirilerek, operasyon Meis Limanı'nda demirli yolcu gemisinden deniz uçağı gemisine (Seaplane tender) dönüştürülmüş HMS Ben-My-Chree komutasındaki filo ve adayı transit limanı olarak kullanan erzak ve mühimmat gemilerinin imha ve tacizini hedefler şekle dönüştürüldü.”

Neymiş?

Bizim milli ve yerli yüzbaşı meğer Alman generali Liman Von Sanders’in emrindeymiş. Elindeki toplar da yerli ve milli değil de, Alman Erhard dağ topları imiş..

Uçak gemisine gelince… Bu gemi güvertesinde bir kaç “deniz uçağı” taşıma dışında savaş gemisi olmakla ilgisi olmayan zavallı bir gemiymiş. Ticari bir gemi pırpırlı birkaç uçağı taşıyacak hale getirilmiş, adına da “uçak gemisi” denmiş. Yani anlayacağınız bu gemi zırhlı değilmiş. Bir kaç demet dinamitle bile havaya uçurulabilirmiş.

Bu tarihi gerçekler neyi gösteriyor?

Osmanlı’nın son zamanlarından bu yana Türk devleti “kendi başına” her hangi bir devletle konvansiyonal ağır silahların kullanıldığı her hangi bir savaşa (minicik Kıbrıs’ı saymazsak ve orada kendi gemilerini batırdıklarını unutursak) girişmemiştir. Girişemez de… Kaş’da Yunanistan’ı korkutmak için 1917 yılındaki topçu yüzbaşının anıtı önünde poz veren Akar’a, Yunanlılar muhtemelen, “Akar Paşa, arkanda Liman Von Sanders var mı?” diye sormuş olmalıdırlar. Akar sorunun yanıtını bilmektedir. Bildiği için de, Oruç Reis’e “İlk hedefin Mersin limanıdır, demir at” emrini vermiştir.

Türk devleti Üçüncü Dünya Savaşı’nda yenilmiştir. Bu savaşın kendine özgü yanları yüzünden henüz “yenik devlet” muamelesi görmediği için, hesap verme günü geldiğinde en az zararla kurtulmak ve bu arada Kürt halkına verebildiği kadar zarar verebilmek, mümkünse soykırımla onu savaş sonrasında rol oynayamaz hale getirmek için ne lazımsa yapmaktadır. Ama artık Arap Baharı günlerine geri dönmesi mümkün değildir. Ortadoğu’daki pazarlarının en büyük kısmını kaybetmiştir. Bölgede Katar dışında tek bir müttefiki kalmamıştır.

Size bir şey söyleyeyim mi?

Erdoğan Yunanistan’la savaşa tutuşsun, birkaç hafta sonra Türk devleti teslim bayrağını çekmek zorunda kalır… NATO tepesine çöker, Fransız donanması limanlarına girer, Yunan tankları İstanbul önlerinde homurdanır.

Erdoğan Yunanistan’ı provoke etti. Kıbrıs açıklarında bir Yunan savaş gemisiyle bir Türk savaş gemisi arasında on-onbeş dakikalık çatışma planladı. Bu çatışmanın ardından Türkiye’de “Savaş Hali” ilan edip, HDP dışında tüm muhalefeti Saray’ın etrafında birleştirmeyi düşündü, ardından seçim yapıp, krizden çıkmayı planladı. Ama bu plan şimdilik tutmadı.

Akar’a diyelim ki, “senin yüzbaşın 1917’de bir gemi batırdı ama, bir yıl sonra da senin devletin battı.” Yine batar.

Ve Türkiye “batmadan”, KCK’nin 12 Eylül hamlesinde dile getirilen faşist rejimi devirmek için her yerde harekete geçelim. İçinden çürümüş bu rejim, vurursak devrilecektir…

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.