Son sözü Kürtler söyleyecek!

Cafer TAR yazdı —

3 Ekim 2021 Pazar - 23:45

  • Kürtler tercihlerini ilk günden itibaren özgürlük ve demokrasiden yana yaptılar; orada “Türkiye'de artık Kürt sorunu yoktur!” diyen Erdoğan'a yer yok!

“Osmanlı'da oyun bitmez!” halk arasında neredeyse her çevre tarafından kullanılan bir ifadedir. Bununla aslında insanlar devlete olan güvensizliklerini ortaya koyuyorlar. Haksız da sayılmazlar, bu topraklarda günümüze kadar devlet erkini elinde tutanlar amaçlarına ulaşabilmek için her yolu denediler.

Bu komplocu devlet geleneğini devam ettiren AKP/MHP faşizmi de son noktaya kadar halklarımıza karşı oyun kurma ve iktidarlarını uzatma telaşındadırlar. Son zamanlarda yolun sonunun göründüğünü bilen Erdoğan'ın yeni anayasada ısrar etmesi ise yeni bir Osmanlı oyununu andırıyor.

Birkaç gün önce Meclis’in açılışına katılan Erdoğan'ın ısrarla yeni anayasa tartışmalarını yeniden gündeme getirmesi önemlidir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olarak adlandırılan bu ucubenin işleyip işlemediği Erdoğan'ı ilgilendirmiyor. O aslında bundan sonrada iktidarda kalabilmenin hesabını yapıyor; çünkü iktidarı kaybetmenin kendisi açısından yaratacağı maliyeti Erdoğan herkesten çok daha iyi biliyor.

Mevcut “50+1” seçim sistemi ile bir daha seçilemeyeceğini; Kürtlerden bir daha asla oy alamayacağını Erdoğan da biliyor. Bu durumda iktidarı önünde büyük bir engele dönüşmüş olan “50+1” sistemini revize etmekten başka bir yol gözükmüyor.

MHP'nin anayasa çalışmalarında ısrarı da bu endişeye dayanmaktadır; yoksa ne MHP'nin ne de AKP'nin mevcut rejimden ve Anayasa’dan bir rahatsızlığı bulunmamaktadır; fakat onlar geleneksel Osmanlı oyun taktikleri ile oyun içinde oyun kurarak muhalefeti bu noktaya getirmek istiyorlar.

Parlamentoda MHP ile birlikte 337 sandalyesi bulunan Cumhur İttifakı'nın anayasa değişikliğini Meclis'ten geçirecek çoğunluğu bulunmuyor. Cumhur İttifakı'nın sandalye sayısının yetmemesine rağmen yeni anayasada ısrar etmesi kimi çevreler tarafından başkanlık sisteminde revizyona gidilebileceği olarak yorumlandı.

Fakat aslında AKP/MHP faşizminin hesabı bunu çok aşıyor; onlar bu tartışma ile muhalefeti yeni anayasa çekip seçim sistemi “50+1”den, kim en çok oyu alırsa o Cumhurbaşkanı olsun noktasına getirmek istiyorlar.

Partilerin genel merkezlerinin bu tezgaha gelmeyeceğini bildikleri için daha önce olduğu gibi yeni anayasa çalışmalarını tüm partilerin eşit oranda katıldığı bir “Anayasa Uzlaşma Komisyonu” aracılığı ile yapmıyorlar. Biliyorlar ki komisyonda “50+1”den vazgeçmek kamuoyunda kendilerine olan güvenlerinin sorgulanmasına yol açacak!

Bunun yerine Erdoğan MHP ile birlikte bir takvim çerçevesinde ortak anayasa değişikliği çalışması yürütüyor. Buna göre sürecin sonunda hazırlanan anayasa değişikliği metini muhalefete götürülecek ve muhalefet partileri karşı çıksa bile metin Meclis Başkanlığına sunulacak.

AKP/MHP anayasasına muhalefetin evet demeyeceğini bilen Cumhur İttifakı burada da yeni bir Osmanlı oyunu kuruyor. Şöyle ki; yeni anayasa değişikliğinin Meclis’ten geçebilmesi için gizli oylama istenecek, olası bir gizli oylama durumunda ise kimi muhalefet milletvekillerinin rüşvet karşılığı yeni anayasaya oy verebileceği düşünülüyor.

Türk parlamento geleneği göz önüne alındığında bu olasılığı hiç de yabana atmamak lazım; muhalefet hangi oranda fire verir; bunu şimdiden bilemeyiz. Fakat kimi muhalefet milletvekillerinin iktidardan almayı umdukları bazı imtiyazlar karşılığında yeni anayasaya evet diyebileceğini şimdiden ön görebiliriz.

Rejimin umudu bu yolla muradına ermek; HDP'nin tarafsızlaştırılması durumunda Cumhur İttifakı'nın gerçekten bir şansı olabilir. Bu durumda seçimleri kazanabilmek için sadece basit çoğunluk yeterli olacaktır.

İşte tam da bu noktada Kürtlerin ve dolayısıyla HDP'nin tutumu çok önemliydi ve HDP bir kaç gün önce açıkladığı tutum belgesinde milletvekilliği ile cumhurbaşkanlığı seçimini ayırarak AKP/MHP faşizminin oyununu boşa çıkardı.

Böylece Türkiye'de HDP'nin ve Kürtlerin oyun kurucu asli bir unsur olduğu bir kez daha açığa çıkmış oldu; sonucu Kürtlerin belirleyecek! Kürtler ise tercihlerini ilk günden itibaren özgürlük ve demokrasiden yana yaptılar; orada “Türkiye'de artık Kürt sorunu yoktur!” diyen Erdoğan'a yer yok!

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.