Eskiyen Türkiye’nin eskimeyen halleri…

Cihan DENİZ yazdı —

10 Şubat 2021 Çarşamba - 23:00

  • Tıpkı “yeni” Türkiye yalanı gibi “yeni anayasa” da, yönetenler artık yönetemez hale geldiğinde iktidarların zaman kazanmak, bir şey yapıyormuş gibi gözükmek için başvurdukları bir araçtır.

Türkiye’de siyasetin içini en çok boşalttığı kavramların başında “yeni” sıfatı gelmektedir.

Mevcut eşitsizliklere, adaletsizliklere, baskılara, inkara, karşı halkların öfkesini sömürmek için bunları zerre kadar değiştirme niyetinde olmasalar da iktidarlar ağızlarında asla “yeni” kelimesini düşürmezler. Bir şey değiştirmeye niyetleri yoktur. Kendi çıkarlarına dokunmadığı sürece her şeyin olduğu gibi devam etmesini amaçlarlar. Ama aynı zamanda bir şeyin başına “yeni” sıfatı koyduklarında başka hiçbir şey yapmaya gerek olmadan o şeyin yeni olduğuna, sorunların bu “yeni” ile çözüldüğüne inanılmasını istemektedirler.

“Miş” gibi” olmanın dışında Türk siyasetinde yeniye yer yoktur. “Yeni” bir şey söylüyormuş gibi, “yeni” bir şey öneriyormuş gibi yaparlar ama o kadar.

“Yeni” onlar için eskinden yapılan ne varsa onları sürdürmek için bir paravandır, bir etikettir. Eski ezberlerin tekrarına bulunmuş bir kılıftır. Bu coğrafyada iktidarların adaletsizliklerinden, baskısından, zulmünden, yasaklarından, yarattığı yoksulluk ve eşitsizlikten bunalan halkları yalanlarla, sahte hayallerle oyalamak için bir araçtır.

Bundan dolayı da, her şeyin sözde yenisi vardır. Ama aslında hiçbir şey yeni değildir. Her şey özünde eskinin farklı adlarla, farklı ambalajlarla devamıdır sadece.

“Daha öncekinden farklı”, “eskinin yerine gelen” anlamında Türk siyasetinde yeniden bahsetmenin imkanı yoktur. Bu coğrafya siyaset alanında, buna cumhuriyetin ilanı da dâhildir, geçmişten köklü bir kopuş anlamında asla “yeni”ye şahit olmamıştır.

Son dönem Osmanlı ve Cumhuriyet tarihi yeni gibi gözüken ama aslında eskinin tekrarı olmanın ötesine geçemeyen sayısız örnekleri ile doludur. “Yeni” bir şey yapıyormuş gibi gözüküp özüne dokunmadan sorunları halının altına süpürmek Türk siyasetini en klasik özelliklerinden biridir. Ve sorunlar ağırlaştıkça ve içinden çıkılmaz hale geldikçe iktidarlar da “yeni” yalanına daha sıkı sarılırlar.

Bu “yeni” yalanlarının en büyüğü “yeni” Türkiye yalanıdır. Bunun, iktidar dengeleri içinde kendine bir meşruiyet zemini yaratmak için iktidarın sarıldığı bir yalandan başka bir değeri yoktur. Çünkü ne kadar yeniden bahsederlerse bahsetsinler onların tabiri ile “eski” Türkiye’nin hiçbir kodunda radikal bir dönüşüm yapmamışlardır. Yapmış ve yapıyor gibi göründükleri her şey eskinin tekçiliğinin, inkarcılığının, vesayetçiliğin farklı yollarla ve şekillerle hatta daha da yoğunlaşarak ve derinleşerek devamından ibarettir.

Şimdi bir kez daha gündeme getirilen ”yeni” anayasa tartışması da, Türkiye’deki “yeni” yalanlarının bir diğer büyüğüdür. Tıpkı “yeni” Türkiye yalanı gibi “yeni anayasa” da, yönetenler artık yönetemez hale geldiğinde iktidarların zaman kazanmak, bir şey yapıyormuş gibi gözükmek için başvurdukları bir araçtır. Ama Türkiye’nin tekçilik, inkarcılık, vesayetçilik, cinsiyetçilik, doğa düşmanlığı gibi gerçek sorunlarının hiçbiri açısından bir değişiklik getirmeyeceği açık olan bir araç.

Bundan dolayı da, “yeni”yi dilinden düşürmese de Türk siyaseti kendi yalanlarını ve sahtekarlıklarını gün yüzüne çıkaracağı için, gerçek yeniye asla tahammül edemez. Daha öncekinden farklı şeyler söyleyenlere, eskinin yerine gelecek gerçek alternatiflerle yola çıkanlara müsamahası yoktur. Farklı şeyler söyleyenleri ya baskı ile sustururlar ya da kendi yozlaştırarak onun içini boşaltırlar.

Sonuç olarak iktidar ne yaparsa yapsın Türkiye’de yeni bir şeyin olması mümkün değildir. Olan, bu coğrafyada sistemin eskimesi, yama tutmaz ve işlemez bir hale gelmesidir. Bundan dolayı da iktidarların “yeni görünümlü” eski ezberlerine değil gerçek “yeniye” halkların en ihtiyaç duyduğu bu anda, yapılması gereken iktidarın tüm baskı ve zorbalıklarına rağmen halklara gerçek özgürlüğü, barışı, demokrasiyi ve zenginliği getirecek alternatifin halklarla buluşmasını sağlamak için mücadeleyi yükseltmektir. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.