Meclisten çekilin tam zamanıdır! 

Veysi SARISÖZEN yazdı —

10 Haziran 2021 Perşembe - 23:00

  • Ulusalcı muhalif bir yandan “Güney’de Kürt topraklarının yağmalanmasını” ve savaşı, diğer yandan her Perşembe ve Pazar Peker’in videolarını seyrederken, nereye sürüklendiğinin farkında bile değil.  

Sedat Peker Türkiye’nin “gerçek muhalefet partisi”. 

Neden? 

Çünkü hangi nedenle olursa olsun düne kadar yer aldığı “devleti” ve “ülkeyi” terketti. Bunların içinde yer alarak, Erdoğan-Soylu-Akar-Fidan devletine “kuvvet” kazandırmak yerine, bunların iç yüzünü milyonlara anlatmaya başladı.

Sistemin “kanun dışı ortağı”, ortaklığı bozdu. Düşünün; “kanun dışı ortak” olduğu halde ortaklıktan ayrılabildi. Her şeyi göze aldı. Hatta “ölümü” bile…

Sistemin “kanuni ortağı” ne yapıyor? Diyorlar ki, “ne yapacak, muhalefet ediyor.” 

Sistemin içinde kalmaktan söz ediyoruz. Sistemin içinde kalıyorsa muhalefet etmiyor, sistemin dışına çıkacak ki, ona muhalefet densin. 

Peker gibi. 

TBMM’de ne yapıyorsunuz ve neyi bekliyorsunuz?

Yargıtay savcısı HDP’yi kapattırmak üzere harekete geçti. Hemen “raportör” tayin edildi. CHP’nin, İyi Parti’nin ağzında bir “erken seçim”dir gidiyor. 

“Erken seçim” diyorsunuz da, “erken seçimden” ne bekliyorsunuz?

Sakın “HDP kapatılacak, seçim erken olacağı için yeni bir partiyle seçime girmeye fırsat bulamayacak, bulamayınca HDP seçmeni ne yapacak, bağrına taş basacak” hesabı yapıyor olmayasınız?

Erdoğan HDP’yi kapatacak, Kılıçdaroğlu kapanan partinin oylarını alacak… Öyle mi? 

Bu defa yerden alınan “taşı” kendi bağrına basmak yerine “başınıza” atarsa?... 

Atmalı. HDP kapatılırsa, Kürdistan’ın hiçbir seçim bölgesinde seçim yapılamamalı. Seçmen ayağa kalkmalı. Direnişin her biçimi ve yöntemi böyle bir durumda meşrudur. 

CHP ve İyi Parti şu iki nedenle TBMM‘yi terketmeli: Peker’in videoları içeriden bir “tanık” vasıtasıyla rejimi halk vicdanında mahkum etmiştir, Peker “çete reisi olmaktan çıkmış”, millet vicdanında kurulan mahkemede “tanık” olmuş, Erdoğan ise sanık sandalyesine çoktan oturmuştur; “organize suç örgütü reisi” Erdoğan’dır.

Bu “suç örgütü reisi” Kürt halkının oylarını gasp etmek için HDP’yi kapatmak üzere harekete geçmiştir. Bu gaspa izin vermek, suça ortak olmak anlamına gelecek. 

O nedenle muhalefet hiç vakit kaybetmeden, Erdoğan’ı, Akar’ı, Soylu’yu, Fidan’ı istifaya zorlamak için, (eski AKP’li vekil Mehmet Şirin’in dediği gibi) derhal kademeli olarak TBMM’den çekilmelidir. Ültimatom vere vere, adım adım “sine-i millete” sığınmalı ve halkın içinde eyleme geçmelidir. 

Böyle bir kampanya sonucunda yapılacak “erken seçim” demokratik sonuç verebilir. Erdoğan’ın keyfine bırakılan seçimden kimseye hayır gelmez.  
Şimdi tam zamanıdır. Çünkü Erdoğan yakasını kurtarmak için son çareye başvuruyor; Biden’le teslim anlaşması müzakeresine birkaç gün sonra oturacak. 

Biden müzakere masasındaki taleplere bakmak yerine bir Erdoğan’ın, bir de Kılıçdaroğlu ve Akşener’in suratına bakacak. Erdoğan’ın suratında “iktidarda kalmak için” her türlü yöntemi kullanma, ülkeyi kana bulama, NATO’nun müttefiki Türkiye’yi ateşe atma, zayıflatma kararlılığını görecek. 

Sonra ‘Yeni Soğuk Savaş’ eşiğinde Ankara’yı “yakmaya hazır Neron’u” durduracak bir güç var mı diye Kılıçdaroğlu’nun, Akşener’in suratına bakacak. Bakacak ve onların suratında “erken seçim” bekleyenlerin zavalılığını görecek.

Siz Biden’ın yerinde olsanız ne yaparsınız? 

Madem muhalefet yangını söndürecek yetenekte değil, o halde Erdoğan’ın Türkiye’yi yakmasını biz önleyelim demez misiniz?

Muhalefetin tutumu, Erdoğan’ın Biden’la anlaşarak Türkiye’yi yeni soğuk savaşa sürüklemesine fırsat veriyor. Bu aynı zamanda faşist rejimin ABD tarafından şartlı desteklenmesine yol açacak. 

Şuna da fırsat veriyor: Erdoğan sonrasına hazırlananların Peker darbesinin sersemliğinden kurtularak harekete geçmelerine….

Demokratik güçler sistem içi muhalefeti baskı altına almakta gecikirse Erdoğanlı ya da Erdoğansız faşizm üstelik ABD’nin de desteğini alarak, Türkiye’yi Yeni Soğuk Savaş’ın “ileri karakolu” haline getirecek. 

Ulusalcı muhalif bir yandan “Güney’de Kürt topraklarının yağmalanmasını” ve savaşı, diğer yandan her Perşembe ve Pazar Peker’in videolarını seyrederken, nereye sürüklendiğinin farkında bile değil. 

“Olan Kürt’e oluyor, bana ne” demeyin. Kürt halkı yüz yıldır olanlara direniyor. Olan size olmak üzeredir. 

Peker nasılsa Erdoğan’ı paralıyor diye de sevinmeyin. Erdoğan gider Akar makar gelir, devran yine döner.

Quto kulağıma fısıldadı: “Veysi abe, zaten onlar da böyle bir şeyi bekliyler…”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2021 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.